Uykusuzlukla Mücadelede İşe Yarayan 5 Önemli Öneri
Uykuya dalmakta zorlanan, gece sık sık uyanan veya sabah dinlenmemiş hissederek güne başlayan kişilerin sayısı giderek artıyor. Uzmanlara göre uykusuzluk yalnızca stres, yoğun iş temposu ya da günlük yaşamın getirdiği yorgunlukla açıklanamayabiliyor. Bazı durumlarda burun ve boğaz bölgesindeki sağlık sorunları da gece boyunca nefes almayı güçleştirerek uyku kalitesini önemli ölçüde düşürebiliyor.
Acıbadem Fulya Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Arzu Tatlıpınar, kaliteli uykunun sağlıklı bir yaşamın temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, uyku problemlerinin yalnızca yetişkinlerde değil, son yıllarda çocuklarda da daha sık görüldüğüne dikkat çekiyor.
Prof. Dr. Tatlıpınar’a göre, uykusuzluğun altında yatan nedenlerin doğru şekilde belirlenmesi büyük önem taşıyor. Burun tıkanıklığı, geniz eti sorunları, horlama ve uyku sırasında solunum problemleri gibi durumlar fark edilmeden uzun süre devam ederek yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor.
Sağlıklı ve kesintisiz bir uyku için uzmanlar; düzenli uyku saatleri oluşturulmasını, uyku ortamının uygun hale getirilmesini, ekran kullanımının sınırlandırılmasını, nefes almayı zorlaştıran sağlık sorunlarının tedavi edilmesini ve gerektiğinde uzman desteğine başvurulmasını öneriyor. Erken dönemde alınan önlemler hem uyku kalitesini artırıyor hem de günlük yaşam performansına olumlu katkı sağlıyor.
Günümüzün yoğun temposu, artan stres düzeyi, kaygı bozuklukları ve özellikle gece saatlerine kadar süren ekran maruziyeti, uyku problemlerinin yaygınlaşmasında önemli rol oynuyor. Pek çok kişi uykusuzluğu yalnızca psikolojik nedenlere bağlasa da, kaliteli uykunun önündeki engeller arasında kulak, burun ve boğaz kaynaklı sağlık sorunları da bulunuyor.
Acıbadem Fulya Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Arzu Tatlıpınar, sabahları dinlenemeden uyanan, gece boyunca sık sık uyanan veya yeterince uyumasına rağmen kendini yorgun hisseden kişilerin bir KBB uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Prof. Dr. Tatlıpınar’a göre horlama, kronik burun tıkanıklığı, geniz eti ve bademcik büyümesi ile uyku sırasında nefesin geçici olarak durmasına neden olan rahatsızlıklar, gece boyunca solunum kalitesini bozarak sağlıklı uyku düzenini olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle uzun süredir devam eden uyku şikayetlerinde yalnızca stres faktörlerine odaklanmak yerine, altta yatan fiziksel nedenlerin de araştırılması büyük önem taşıyor.
Sinsi tehlike ‘uyku apnesi’ne dikkat!
Özellikle uykuda nefesin kısa süreli durduğu ‘uyku apnesi’ durumunda kişinin gece boyunca defalarca nefessiz kalabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Tatlıpınar, “Bu durum çoğu zaman kişinin farkında olmadan gerçekleşiyor. Kişi gece boyunca sık sık uyanıyor, derin uykuya geçemiyor ve sabah büyük bir yorgunlukla güne başlıyor. Gün içinde uyuklama, dikkat dağınıklığı, unutkanlık ve odaklanma sorunları görülebiliyor” diyor. Burun eğriliği, geniz eti ve bademcik büyümesi, alerjiye bağlı burun tıkanıklığı, damak ve küçük dil sarkması gibi sorunların hava yolunu daraltarak uyku sırasında nefes almayı zorlaştırabildiğini belirten Prof. Dr. Tatlıpınar, tedavi edilmeyen uyku apnesinin uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekiyor. Prof. Dr. Tatlıpınar, yapılan araştırmalara göre uyku apnesinin, yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, diyabet, depresyon ve felç riskini de artırabildiğini söylüyor.
Çocuklarda da görülebiliyor
Uyku sırasında nefes alma problemleri, geniz eti ve bademcik büyümesi nedeniyle gece horlama, ağız açık uyuma ve huzursuz uyku sık görülebiliyor. Kaliteli uyuyamayan çocuklarda dikkat eksikliği, öğrenme güçlüğü, huzursuzluk ve büyüme-gelişme sorunları ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Arzu Tatlıpınar “Özellikle geceleri horlayan ve ağzı açık uyuyan çocukların mutlaka değerlendirilmesi gerekir” diyor.
Gece uykusunu bozan alışkanlıklara dikkat!
Uykusuzluğun sadece sağlık sorunlarından değil, bazı yanlış alışkanlıklardan da kaynaklanabildiğini belirten Prof. Dr. Tatlıpınar sözlerine şöyle devam ediyor: “Özellikle telefon, tablet ve TV gibi cihazların yarattığı ışık ve ekran maruziyeti melatonin üretimini baskılayarak hem uykuya dalışı hem de uykunun derinliğini bozar. Her gün farklı saatlerde yatmak ve kalkmak uyku ritmini olumsuz etkiler. Stres, gece çok aç ya da tok yatmak, ortamda gürültü olması, fazla sıcak ortam, yastık ve yatak problemleri sık uyanmalara neden olabilir. Kafein içeren kahve, çay, çikolata gibi ürünler, bazı ilaçlar uykuyu olumsuz etkiler. Gece tuvalete kalkmaya neden olan sağlık problemleri de uykunun bölünmesine neden olur.”
Uykusuzluğa karşı 5 etkili önlem!
Prof. Dr. Arzu Tatlıpınar sağlıklı, kaliteli ve yeterli uykunun hem ruhsal hem de fiziksel açıdan son derece önemli olduğunu vurgulayarak, uykusuzluğa karşı 5 etkili önlemi şöyle sıralıyor;
- Sabah yorgun uyanıyor, gün içinde uyukluyorsanız mutlaka sağlık kontrolünüzü yaptırın.
- Burun tıkanıklığı, ağız açık uyuma, geniz eti, bademcik ve burun eğriliği şikayetlerini önemseyin ve mutlaka tedavi olun.
- Yatmadan önce telefon, tablet ve televizyon kullanımını azaltın.
- Her gün aynı saatlerde uyuyup uyanmaya özen gösterin.
- Akşam saatlerinde kahve, çay ve ağır yemek tüketiminden kaçının.
