Hipertansiyon Hastaları Yazın Nelere Dikkat Etmeli? İşte 10 Kritik Kural
Yaz aylarında yükselen sıcaklık ve nem, özellikle hipertansiyon hastaları için daha dikkatli olunması gereken bir dönem yaratıyor. Aşırı sıcaklar terlemeyle birlikte sıvı ve mineral kaybına neden olurken, damarların genişlemesi kan basıncında ani düşüşlere ve gün içerisinde tansiyon dalgalanmalarına yol açabiliyor.
Acıbadem Taksim Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Doğaç Çağlar Gürbüz, Türkiye’de her üç yetişkinden yaklaşık birinin hipertansiyon hastası olduğuna dikkat çekiyor. Ancak hastalığın uzun süre belirti vermeden ilerleyebilmesi nedeniyle tansiyonu yüksek olduğu halde bunun farkında olmayan çok sayıda kişinin bulunduğunu belirtiyor. Hipertansiyonun “sessiz katil” olarak anılmasının da bu özelliğinden kaynaklandığını ifade eden Dr. Gürbüz, özellikle aşırı sıcaklarda kan basıncının kontrol altında tutulmasının önemini vurguluyor.
Yüksek sıcaklıklarda tansiyon dengesinin bozulması; bayılma, ritim bozuklukları, böbrek fonksiyonlarında bozulma, kalp krizi ve felç gibi ciddi sağlık sorunları açısından risk oluşturabiliyor. Bu nedenle hipertansiyon hastalarının yaz döneminde günlük yaşam alışkanlıklarına ve sıvı tüketimine daha fazla özen göstermesi gerekiyor.
Kardiyoloji Uzmanı Dr. Doğaç Çağlar Gürbüz, aşırı sıcakların hipertansiyon hastaları üzerindeki etkilerine karşı alınabilecek 10 önemli yaz önlemini paylaşarak, kan basıncının güvenli şekilde kontrol altında tutulmasına yönelik önemli uyarı ve önerilerde bulundu.
Su tüketimini mutlaka artırın
Terlemeyle vücuttan ciddi oranda su ve sodyum, potasyum gibi hayati mineraller atılır. Bu sıvı kaybı, kanın akışkanlığının azalmasına ve kalbin kanı pompalarken daha fazla yorulmasına neden olur. Tansiyon hastalarının, susamayı beklemeden gün içinde yeterli sıvı (2,5 – 3 litre) tüketmesi büyük önem taşır. Ancak kalp yetmezliği ya da böbrek hastalığı gibi rahatsızlığınız varsa mutlaka hekiminize danışarak belirlemelisiniz.
İdrar söktürücü (diüretik) ilaçlara dikkat edin
Hipertansiyon tedavisinde sıklıkla kullanılan idrar söktürücü ilaçlar, vücuttan su ve tuz atılımını artırarak kan basıncını düşürür. Yaz aylarında terlemeyle zaten fazla miktarda sıvı kaybedildiği için, bu ilaçların dozu bazen fazla gelebilir ve tansiyonun tehlikeli seviyelere düşmesine (hipotansiyon) yol açabilir. İlaçlarınızı mutlaka kardiyoloğunuza başvurarak yaz dozu ayarlaması talep etmelisiniz.
11:00-16:00 arası mümkünse dışarı çıkmayın
Kardiyoloji Uzmanı Dr. Gürbüz “Güneş ışınlarının yeryüzüne en dik açıyla geldiği 11:00-16:00 saatleri arası, tansiyon hastaları için günün en tehlikeli zaman dilimidir. Bu saatlerde doğrudan güneşe maruz kalmak, damarlarda ani ve aşırı genişlemeye sebep olarak kan basıncını hızla düşürebilir ve sıcak çarpması riskini artırır. Dışarı çıkmanız zorunluysa, mutlaka gölgeli alanları tercih etmeli, geniş kenarlı şapkalar kullanmalı ve dışarıdaki işlerinizi sabahın erken saatlerine veya akşamüstü serinliğine ertelemelisiniz” diyor.
Beslenmenizi hafifletin, Akdeniz diyetine geçin
Sıcak havalarda ağır, yağlı, kızartma türü ve aşırı tuzlu yemekler tüketmek, sindirim sistemini zorlarken kalbin iş yükünü de ciddi şekilde artırır. Tuz tüketiminin kısıtlanması, hipertansiyon yönetiminin olmazsa olmazıdır. Yaz aylarında zeytinyağlı yemekler, bol posalı sebzeler, taze meyveler ve hafif ızgaralardan oluşan Akdeniz tipi beslenme tarzı benimsenmelidir. Mideyi çok doldurmadan, az az ve sık sık yemek yemek tansiyon dalgalanmalarının önüne geçecektir.
Soğuk duştan kesinlikle kaçının
Dr. Doğaç Çağlar Gürbüz “Serinlemek amacıyla doğrudan buz gibi suyun altına girmek, damarlarda ani bir büzüşmeye (vazokonstriksiyon) neden olur. Bu ani damar daralması, kan basıncının saniyeler içinde fırlamasına ve kalbe giden kan akışının bozulmasına yol açarak kalp krizini tetikleyebilir. Tansiyon hastaları serinlemek için mutlaka ılık suyla duş almalı, vücudu yavaş yavaş suya alıştırarak şok etkisinden tamamen uzak durmalıdır” diyor.
Klimalı ortamlara geçişte vücudunuzu koruyun
Dışarıdaki kavurucu sıcaktan, aniden çok düşük derecelere ayarlanmış klimalı buz gibi ortamlara girmek, tıpkı soğuk duş gibi damar sisteminde ani kasılmalara neden olur. Bu keskin ısı farklılıkları tansiyon ataklarına zemin hazırlar. İç mekanlardaki klima sıcaklığının 22-24 derece civarında, yani ideal oda sıcaklığında tutulması ve doğrudan klima havasına maruz kalınmaması, kan basıncının dengede kalması açısından kritik bir öneme sahiptir.
Egzersiz rutininizi serin saatlere kaydırın
Düzenli fiziksel aktivite, tansiyon kontrolünde son derece faydalıdır; ancak bunun hangi saatte yapıldığı yaz aylarında hayati fark yaratır. Sıcakta yapılan egzersiz, sıvı kaybını maksimuma çıkarır ve kalbi aşırı zorlar. Bu nedenle tempolu yürüyüş, yüzme veya bisiklet gibi egzersizler için güneşin etkisini yitirdiği akşam saatleri veya sabahın erken serinliği tercih edilmelidir. Egzersiz öncesinde, sırasında ve sonrasında su içmeyi kesinlikle ihmal etmeyin.
Çay ve kahve tüketimini kısıtlayın, alkolden kaçının
Yaz aylarında serinlemek veya keyif yapmak için tüketilen soğuk kahveler, koyu çaylar ve alkollü içecekler sanıldığının aksine susuzluğu gidermez; aksine vücuttan su atılımını hızlandıran idrar söktürücü etkilere sahiptir. Aynı zamanda yüksek kafein ve alkol, kalp hızını artırarak ritim bozukluklarını ve tansiyon ataklarını tetikleyebilir. Bunların yerine şekersiz ev yapımı limonatalar, maden suyu, ayran veya taze sıkılmış meyve suları gibi sağlıklı alternatifler tercih edilmelidir.
Kıyafet seçiminde dikkatli olun!
Sıcak havalarda vücudun kendi ısısını dengeleyebilmesinin en önemli yolu terin ciltten buharlaşmasıdır. Dar, sentetik veya koyu renkli kıyafetler bu doğal soğuma mekanizmasını engelleyerek vücut ısısının artmasına neden olur. Vücudu sıkmayan, hava geçirgenliği yüksek, terletmeyen pamuklu veya keten kumaşlardan yapılmış, açık renkli ve bol giysiler tercih etmek; yaz sıcaklarında vücudun termoregülasyonunu sağlayarak tansiyonu dolaylı yoldan dengede tutar.
Tansiyon ölçümlerinizi ve doktor kontrollerinizi ihmal etmeyin
Kardiyoloji Uzmanı Dr. Doğaç Çağlar Gürbüz “Yazın rehavetine kapılıp “kendimi iyi hissediyorum” diyerek tansiyon ölçümlerini bırakmak veya tatil sebebiyle doktor kontrollerini ertelemek büyük bir hatadır. Düzenli ölçümler yaparak değerlerinizi bir yere not etmeli ve inatçı düşüklük veya yükseklik durumlarında beklemeden kardiyoloğunuzla iletişime geçmelisiniz” diyor.
