Maymun Çiçeği (Mpox) Hastalığı: Belirtiler, Teşhis ve Tedavi Yöntemleri
Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Kalemoğlu, Mpox (maymun çiçeği) hastalığının belirtileri, bulaşma yolları, tedavi yöntemleri ve alınması gereken önlemler hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Kalemoğlu, Mpox’un yayılma yollarını detaylandırarak, hastalığın dokunma, öpüşme, kirlenmiş çarşaflar, giysiler ya da iğneler gibi nesnelerle temas yoluyla, ayrıca yüz yüze iletişimde bulunma veya uzun süreli yakın temas halinde solunum damlacıkları ile bulaşabileceğini belirtti.
Mpox’u diğer benzer hastalıklardan ayırt etmenin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Kalemoğlu, suçiçeği, kızamık, bakteriyel cilt enfeksiyonları, uyuz, herpes, sifiliz ve diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar gibi durumlarla karıştırılmaması gerektiğini ifade etti. Erken teşhis ve tedavinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Kalemoğlu, hastaların hızla test yaptırmaları ve daha geniş bir yayılmayı önlemeleri gerektiğini söyledi.
Prof. Dr. Murat Kalemoğlu, Mpox (maymun çiçeği) hastalığının belirtileri ve tedavi yöntemleri hakkında bilinçlenmenin, hastalığın yayılmasını önlemek için kritik olduğunu belirterek, sağlık ve güvenlik için gerekli önlemlerin alınmasını tavsiye etti.
İnsandan insana bulaşabiliyor!
Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Kalemoğlu, Mpox (maymun çiçeği) hastalığının, Orthopoxvirus cinsinden bir virüs tarafından tetiklendiğini ve ateş, baş ağrısı, kas ağrıları ile deri döküntüleri gibi belirtilerle kendini gösteren bulaşıcı bir hastalık olduğunu belirtti. Hastalığın insanlardan insanlara geçebileceğini ve özellikle fiziksel temas, kontamine olmuş materyaller ya da enfekte olmuş hayvanlarla temas yoluyla yayıldığını vurguladı.
Mpox’un teşhisinin, cilt lezyonlarından alınan materyalin PCR testleri ile yapıldığını açıklayan Prof. Dr. Kalemoğlu, hastalığın tedavisinde destekleyici bakımın önemli olduğunu söyledi. Ayrıca, çiçek hastalığı için geliştirilen ve bazı ülkelerde onaylanan aşılar ile terapötiklerin, belirli durumlarda Mpox için de kullanılabileceğini ifade etti.
Prof. Dr. Kalemoğlu, 2022-2024 yılları arasında meydana gelen küresel Mpox salgınının, “Klade IIb” olarak bilinen bir suş tarafından tetiklendiğini belirterek, bu suşun özellikle salgının yayılmasında etkili olduğunu dile getirdi.
Aşılama, risk altındaki kişiler için enfeksiyonu önlemeye yardımcı olabiliyor!
Prof. Dr. Murat Kalemoğlu, Mpox (maymun çiçeği) hastalığının, hastalığı taşıyan bireylerle fiziksel temastan kaçınarak önlenebileceğini belirtti. Ayrıca, risk altında olan kişiler için aşılama uygulamalarının enfeksiyonun yayılmasını önlemeye yardımcı olabileceğini ifade etti.
Çoğu insan tamamen iyileşiyor, ancak bazıları çok hastalanıyor!
Prof. Dr. Murat Kalemoğlu, Mpox (maymun çiçeği) hastalığının ağrılı kızarıklık, genişlemiş lenf düğümleri ve ateş gibi belirtilerle kendini gösterebileceğini belirtti. Çoğu insanın hastalıktan tamamen iyileşmesine rağmen, bazı bireylerin daha ciddi bir hastalık süreci geçirebileceğini ifade etti. Mpox’un insanlardan insanlara veya bazen hayvanlardan insanlara bulaşabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Kalemoğlu, 1980 yılında çiçek hastalığının ortadan kaldırılmasının ve çiçek hastalığı aşılamalarının sona ermesinin ardından Mpox’un özellikle Orta, Doğu ve Batı Afrika’da düzenli olarak görülmeye başlandığını söyledi. 2022-2023 yıllarında ise küresel çapta bir Mpox salgınının meydana geldiğini ekledi.
Hastalık kirlenmiş çarşaflar veya giysilerle de yayılabiliyor!
Prof. Dr. Murat Kalemoğlu, Mpox’un kişiden kişiye bulaşmasının, bulaşıcı cilt lezyonları, ağız yaraları veya cinsel organlardaki lezyonlarla doğrudan temas yoluyla gerçekleşebileceğini açıkladı. Herkesin Mpox virüsüne maruz kalabileceğini belirten Kalemoğlu, hastalığın dokunma, öpüşme veya cinsel ilişki yoluyla, ayrıca kirlenmiş çarşaflar, giysiler veya iğneler gibi nesnelerle temas yoluyla yayıldığını söyledi. Mpox’un yüz yüze iletişim, uzun süreli yakın temas, solunum damlacıkları veya kısa menzilli aerosoller (örneğin, uçaklarda, toplu taşıma araçlarında veya kapalı alanlarda) aracılığıyla da bulaşabileceğini vurguladı.
Dövme salonları gibi ortamlar da riskli!
Prof. Dr. Murat Kalemoğlu, Mpox virüsünün vücuda yaralı deri, mukozal yüzeyler (örneğin ağız, boğaz, göz, genital bölge ve anorektal bölgeler) veya solunum yolu aracılığıyla girebileceğini belirtti. Hastalığın, evdeki diğer bireylere ve cinsel partnerlere yayılabileceğini ifade eden Kalemoğlu, özellikle birden fazla cinsel partneri olan kişilerin daha yüksek risk altında olduğunu vurguladı. Mpox’un hayvandan insana bulaşmasının, enfekte hayvanlardan gelen ısırıklar veya çizikler yoluyla veya avlanma, derilerini yüzme, tuzağa düşürme, yemek pişirme, leşlerle oynama veya hayvan eti tüketme gibi etkinlikler sırasında gerçekleştiğini açıkladı. Ayrıca, giysi veya çarşaf gibi kontamine olmuş nesnelerden, sağlık hizmetlerinde kesici alet yaralanmaları yoluyla veya dövme salonları gibi topluluk alanlarında Mpox’un bulaşabileceğini sözlerine ekledi.
Mpox’un ilk belirtisi kızarıklık
Prof. Dr. Murat Kalemoğlu, Mpox hastalığının genellikle maruziyetten 1 ila 21 gün sonra belirtiler göstermeye başladığını ve belirtilerin tipik olarak bir hafta içinde ortaya çıkabildiğini belirtti. Semptomların genellikle 2 ila 4 hafta sürdüğünü, ancak bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde daha uzun sürebileceğini ifade etti. Mpox’un yaygın belirtilerinin ateş, boğaz ağrısı, baş ağrısı, kas ağrıları, sırt ağrısı, halsizlik ve şişmiş lenf düğümleri olduğunu açıkladı.
Bazı bireylerde Mpox’un ilk belirtisinin kızarıklık olduğunu, bazı kişilerde ise belirtilerin farklı olabileceğini belirten Kalemoğlu, döküntülerin sıvı dolu kabarcıklar haline geldiğini ve kaşıntılı veya ağrılı olabileceğini söyledi. Döküntüler iyileşirken lezyonların kuruyup kabuklandığını ve sonunda döküldüğünü ekledi. Bazı kişilerde bir veya birkaç cilt lezyonu oluşurken, diğerlerinde yüzlerce lezyon görülebileceğini, bu lezyonların vücudun herhangi bir bölgesinde ortaya çıkabileceğini ifade etti.
İlk lezyon kasıkta, ağız içinde veya çevresinde olabiliyor!
Prof. Dr. Murat Kalemoğlu, 2022 yılında başlayan ve genellikle Klade IIb virüsünün neden olduğu küresel Mpox salgını bağlamında, hastalığın bazı bireylerde farklı bir şekilde başlayabileceğini belirtti. Vakaların biraz daha fazlasında, döküntülerin diğer belirtilerden önce veya aynı anda ortaya çıkabileceğini ifade etti. İlk lezyonların genellikle kasık, anüs, ağız içi veya çevresinde görülebileceğini vurguladı.
Ölüm de görülebiliyor!
Prof. Dr. Murat Kalemoğlu, Mpox (maymun çiçeği) hastalığının bazı hastalarda ciddi komplikasyonlara yol açabileceğini belirtti. Bu komplikasyonlar arasında pnömoni (zatürre), görme kaybı ve kornea enfeksiyonu; ağrı, yutma güçlüğü, kusma ve ishal gibi şiddetli dehidratasyon veya yetersiz beslenmeye neden olan semptomlar; sepsis (vücutta yaygın bir iltihap yanıtı ile kan enfeksiyonu); beyin iltihabı (ensefalit); kalp kası iltihabı (miyokardit); rektum iltihabı (proktit); genital organlarda iltihap (balanit) ve idrar yolları iltihapları (üretrit) gibi durumlar; ve en ciddi durumlarda ölüm yer alabileceğini açıkladı.
Ayrıca, bağışıklık sistemi ilaçlar veya tıbbi durumlar nedeniyle baskılanmış kişilerde, Mpox’un ciddi hastalıklara ve ölüme yol açma riskinin daha yüksek olduğunu belirten Kalemoğlu, HIV ile yaşayan ve iyi kontrol edilmeyen veya tedavi edilmeyen bireylerin de daha sık ciddi hastalık geliştirme eğiliminde olduklarını ifade etti.
Erken tedavi ve yayılmayı önlemek çok önemli!
Prof. Dr. Murat Kalemoğlu, Mpox’un suçiçeği, kızamık, bakteriyel cilt enfeksiyonları, uyuz, herpes, sifiliz, diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar ve ilaçla ilişkili alerjiler gibi diğer hastalıklardan ayırt edilmesinin önemine dikkat çekti. Mpox’lu bir bireyin, aynı zamanda herpes gibi cinsel yolla bulaşan başka bir enfeksiyona sahip olabileceğini veya Mpox şüphesi taşıyan bir çocuğun suçiçeği geçirebileceğini belirtti. Bu nedenlerle, erken teşhis ve tedavi için test yapılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Prof. Dr. Kalemoğlu, Mpox’un tanısında PCR ile viral DNA’nın tespit edilmesinin en uygun laboratuvar testi olduğunu açıkladı.
Tedavi ve aşılama
Prof. Dr. Murat Kalemoğlu, Mpox aşısının enfeksiyonu önlemeye yardımcı olabileceğini belirtti. Aşının, Mpox ile temastan sonraki 4 gün içinde (veya semptom yoksa 14 gün içinde) yapılmasının gerektiğini açıkladı. Özellikle bir salgın döneminde, yüksek risk altındaki kişilere aşı yapılmasının önerildiğini vurguladı. Risk grubunda yer alanlar arasında, maruziyet riski taşıyan sağlık çalışanları ve seks işçileri bulunduğunu belirtti. Ayrıca, Mpox hastalığına sahip bireylerin diğer insanlardan uzak tutulması ve karantina uygulanması gerektiğini sözlerine ekledi.
Klasik Çiçek Aşısı olmuş kişilerin yüzde 85 oranında dayanıklı oldukları düşünülüyor!
Prof. Dr. Murat Kalemoğlu, Mpox tedavisinde başlangıçta çiçek hastalığını hedef alan tecovirimat gibi çeşitli antivirallerin kullanıldığını ve bu alanda daha ileri araştırmaların devam ettiğini belirtti. Mpox aşılarının özellikle Ankara virüsü suşu ile üretilenlerin klinik önem taşıdığını vurguladı. Ayrıca, yeni mRNA aşı geliştirme çalışmalarının sürdüğünü ifade etti. Klasik çiçek aşısı yaptırmış kişilerin, bu virüse karşı yaklaşık yüzde 85 oranında koruyucu olduğu düşünülmektedir. Çiçek aşısının izleri genellikle sol kol veya ön kolda görülmektedir. 1980 sonrası, bu aşı ülkemizde uygulanmamıştır.
Öz bakım ve önleme
Prof. Dr. Murat Kalemoğlu, Mpox hastalığına yakalanan çoğu kişinin genellikle 2-4 hafta içinde iyileştiğini belirtti ve şunları ekledi:
“Mpox şüphesi taşıyan bir kişinin, son dönemde yakın temas ettiği tüm kişilere durumu bildirmesi önemlidir. Evde kalmalı, tüm kabuklar düşene ve yeni cilt tabakası oluşana kadar dışarı çıkmamalıdır. Lezyonları kapatmalı ve diğer insanlarla birlikteyken iyi oturan bir maske kullanmalıdır. Fiziksel temastan kaçınılmalı ve mümkünse evde yalnız kalınmalıdır. Ellerinizi sık sık sabun ve suyla ya da el dezenfektanı ile, özellikle yaralara dokunmadan önce ve sonra yıkamalısınız. Kızarıklık iyileşene kadar, diğer insanlarla birlikteyken maske takmalı ve lezyonları kapatmalısınız. Cildinizi kuru ve kapalı tutmalı, paylaşılan alanlarda öğelere dokunmaktan kaçınmalı ve bu alanları sık sık dezenfekte etmelisiniz. Ağız içindeki yaralar için tuzlu su gargaraları, vücut yaraları için ise oturma banyoları veya kabartma tozu ve Epsom tuzları (Magnezyum sülfat) ile ılık banyolar önerilir. Ayrıca, ağrı için parasetamol (asetaminofen) veya ibuprofen gibi reçetesiz ilaçlar kullanılabilir.”
Yapılmaması gerekenler!
Prof. Dr. Murat Kalemoğlu, Mpox hastalığıyla ilgili yapılmaması gerekenler hakkında bilgi vererek şunları söyledi:
“Kabarcıkları, çizik yaralarını veya kabukları iyileşene ve altında yeni bir cilt oluşana kadar tıraş etmeyin, çünkü bu işlemler iyileşmeyi yavaşlatabilir, kızarıklığın vücudun diğer bölgelerine yayılmasına neden olabilir ve yaraların enfekte olma riskini artırabilir. Mpox’un başkalarına yayılmasını önlemek için, Mpox hastaları bulaşıcı dönem boyunca (semptomların başlangıcından lezyonlar iyileşene ve kabuklar düşene kadar) evde veya gerekirse hastanede izole edilmelidir. Lezyonları örtmek ve başkalarının yanında tıbbi maske takmak yayılmayı sınırlamaya yardımcı olabilir. Seks sırasında prezervatif kullanmak Mpox kapma riskini azaltabilir, ancak ciltten cilde veya ağızdan cilde temas yoluyla bulaşmayı engellemez.”
