Ekran Bağımlılığı Çocuklarda Dijital Demansa Yol Açıyor!

Elektronik cihazların aşırı kullanımının özellikle çocuklarda dikkat eksikliği, hafıza zayıflığı ve bilişsel gerileme riskini artırdığını belirten Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, “Günümüzde uzaktan eğitim, çevrim içi çalışma imkânları ve yapay zekânın hızlı gelişimi teknolojiye bağımlılığı her geçen gün güçlendiriyor. Bu durum dijital demansın etkilerini daha görünür ve yaygın hale getiriyor” diye konuştu.

Çocuklara teknolojiyi bilinçli ve dengeli kullanmayı öğretmenin günümüzde kaçınılmaz bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Dr. Şalçini, çocukların ebeveynlerinin davranışlarını modellediğini hatırlatarak, “Değişimin ilk adımı biz yetişkinlerle başlıyor” dedi.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, dijital demansın yalnızca çocukları değil yetişkinleri de olumsuz etkilediğini, beyni korumak için teknoloji dışı zihinsel ve fiziksel aktivitelerin hayatın merkezinde yer alması gerektiğini ifade etti.

Teknoloji Bağımlılığı Çocuklarda Hafıza ve Dikkat Problemlerini Tetikliyor!

2012 yılında Alman sinirbilimci Manfred Spitzer tarafından, dijital teknolojinin aşırı kullanımının bilişsel yetenekleri olumsuz etkilediğini tanımlamak amacıyla ortaya atılan “dijital demans” terimini hatırlatan Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, “Dijital demans, bireylerin elektronik cihazlarda aşırı vakit geçirmesi sonucunda gelişir” ifadelerini kullandı.

Spitzer’in görüşüne göre, insanlar telefon numaraları, şifreler ve diğer bilgileri cihazlara kaydederek zihinsel faaliyetlerini makineler aracılığıyla yerine getiriyor. Şalçini, “Bunun etkisi özellikle gençler ve ergenlerde belirgin. Dijital çağda yetişen çocuklarda bilişsel kapasitede azalma, dikkat eksikliği ve hafıza sorunları ortaya çıkıyor. Ayrıca organizasyon, muhakeme, problem çözme yeteneklerinde düşüş ve yüz yüze sosyal iletişimde güçlükler gözlemleniyor” dedi.

Dijital demans: 21. yüzyılın sessiz salgını

COVID-19 salgını sürecinde evlerde daha fazla zaman geçirmenin teknolojiye bağlılığımızı artırdığına dikkat çeken Dr. Celal Şalçini, “Modern dünyada uzaktan eğitim ve online çalışma imkanlarının yaygınlaşması, ayrıca yapay zekanın hızlı gelişimi teknolojiye bağımlılığımızı pekiştiriyor ve dijital demansın etkilerini hızlandırıyor” dedi.

Şalçini, dijital demansın 21. yüzyılın göz ardı edilen bir salgını olduğunu ve özellikle gelecek nesilleri etkileyeceğini vurgulayarak şöyle konuştu:

“Günümüzde çoğumuz, günlük temel görevleri yerine getiremeyecek kadar dikkatimizi toplamakta zorlanıyoruz. Alzheimer başta olmak üzere bunama türleri yaşla birlikte artarken, dijital demans gelişmekte olan çocuk beyinlerini de etkileyebiliyor. Genç yaşta elektronik cihazların aşırı kullanımı, doktorlar ve psikologlar için ciddi bir kaygı kaynağı. Sosyal izolasyon, hareketsizlik, öfke, kısa süreli hafıza kaybı ve gelişimsel gecikmeler, dijital demansın öne çıkan belirtileri arasında. Bugün sınıflarda bile teknoloji kullanımı kaçınılmaz hale geldi. Ancak gelecek nesillere teknolojiyi bilinçli ve dengeli kullanmayı öğretmek artık bir zorunluluk.

Açık Hava Etkinlikleri Gerçek Zamanlı Problem Çözme Becerilerini Geliştiriyor!

Dr. Celal Şalçini, “Araştırmalar, basılı materyalleri okumanın okuduğunu anlamayı artırdığını gösteriyor. Bu nedenle çocukların tablet veya akıllı telefon yerine dergi, çizgi roman, gazete gibi basılı kaynakları kullanmaları teşvik edilmeli” dedi.

Beyni aktif ve sağlıklı tutmanın yollarından biri olarak oyun oynamak ve egzersizi işaret eden Şalçini, “Açık havada yapılan spor aktiviteleri, gerçek zamanlı problem çözme yeteneğini geliştirir. Çocukların teknolojik cihazlarda yalnızca dikkat ve reaksiyon süresini geliştiren oyunlar oynamaları yerine, düşünmeye ve problem çözmeye imkan tanıyan satranç, Scrabble, yapboz gibi oyunları da deneyimlemeleri teşvik edilmeli. Unutulmamalıdır ki çocuklar ebeveynlerini model alır; gördüklerini uygular, duyduklarını değil. Dolayısıyla değişim, önce bizden başlamalı” diyerek sözlerini tamamladı.