Böbrek Hastalıkları Gizlice İlerlemesin: Erken Teşhis İçin Düzenli Kontroller Hayat Kurtarır!

13 Mart Dünya Böbrek Günü: Böbrek Sağlığınızı Kontrol Ettiniz Mi?

Her yıl Mart ayının ikinci Perşembe günü kutlanan Dünya Böbrek Günü kapsamında önemli açıklamalarda bulunan Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri, İç Hastalıkları, Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Gülçin Kantarcı, böbrek sağlığının vücudun genel işleyişi için kritik bir öneme sahip olmasına rağmen yeterince özen gösterilmediğini belirtti.

Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri, İç Hastalıkları, Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Kantarcı, her yaş grubunda görülebilen böbrek hastalıklarının, obezite ve diyabet gibi hastalıkların artışıyla daha da önemli hale geldiğine dikkat çekti. “Böbrek hastalıkları genellikle belirti vermeden ilerler. Bu nedenle düzenli kontroller oldukça hayati önem taşır,” diyen Kantarcı, böbrek hastalıklarının sessizce ilerlemesi nedeniyle erken teşhis için düzenli kontrol ve taramaların önemine vurgu yaptı.

Toplumdan topluma değişiklik göstermekle birlikte, her 10 kişiden 1’inde böbrek hastalığının görüldüğünü belirten Prof. Dr. Kantarcı, ülkemizde de diyabetin yaygınlaşmasıyla birlikte böbrek hastalıklarının artış gösterdiğini ifade etti. Dünya Böbrek Günü’nün bu yılki sloganının, toplumu böbreklerini kontrol etmeye teşvik etmek amacıyla “Böbrekleriniz iyi mi?” olarak belirlendiğini dile getiren Prof. Dr. Kantarcı, bu önemli günde böbrek sağlığını koruma ve erken teşhis için düzenli kontrollerin önemini bir kez daha vurguladı.

Böbrek Sağlığını Korumak İçin Yeterli Sıvı Tüketimi Şart

Böbrek sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin yeterli sıvı tüketmek olduğunu belirten Prof. Dr. Gülçin Kantarcı, “Vücudumuzdaki toksinlerin atılabilmesi ve obezitenin engellenmesi için sıvı alımına dikkat edilmelidir. Obezite, böbrek sağlığını olumsuz yönde etkileyen önemli bir faktördür. Ayrıca, ilaç kullanan kişilerin vücuttan ilacın atılması gereken atıkları atabilmesi için yeterli sıvı tüketmesi gerekmektedir. Günde en az yarım litre su içmek, böbreklerin toksinleri atabilmesi ve düzgün çalışması için önemlidir. İdeal olarak, kilo başına 30 ml su tüketilmesi önerilmektedir” dedi.

Böbrek Hastalıkları Her Yaşta Görülebilir!

Böbrek hastalıklarının her yaşta ortaya çıkabileceğini, ancak yaş ilerledikçe riskin arttığını belirten Prof. Dr. Gülçin Kantarcı, hastalıkla ilgili risk faktörlerini şu şekilde açıkladı:

“İnsülin direnci ve fazla kiloyla yakından ilişkili olan tip 2 diyabet, böbrek hastalıklarının en yaygın sebeplerindendir. Ayrıca, bazı genetik hastalıklar böbrek yetmezliğine yol açabilir. Özellikle genetik kaynaklı hastalıklar, yeni doğan döneminden itibaren kendini gösterebilir. Sigara kullanımı ise bu risk faktörlerini tetikleyerek böbrek hastalıklarını hızlandırır ve idrarla protein kaybına neden olur. Bunun yanı sıra, zamanında fark edilmeyen veya yeterince tedavi edilmeyen böbrek taşları da önemli bir neden teşkil etmektedir. Yaşla birlikte böbreklerin süzme gücünün azalması, böbrek yetmezliği riskini artırır.

Böbrek Hastalıkları Çoğunlukla Tesadüfen Fark Ediliyor!

Böbrek hastalıklarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ve genellikle ileri evreye ulaşana kadar fark edilmediğini belirten Prof. Dr. Gülçin Kantarcı, “Diğer organ yetmezliklerinden farklı olarak, böbrek yetmezliği genellikle ileri evreye gelene kadar fark edilmez. Böbrek hastalığı çoğunlukla başka bir sağlık sorunu araştırılırken tesadüfen tespit edilir,” diye konuştu.

Böbrek Hastalıkları İçin Düzenli Kontrolleri İhmal Etmeyin!

Belirtilerin geç ortaya çıkması, özellikle kronik hastalıkları olan kişilerin yıllık takiplerini daha da önemli hale getiriyor. Prof. Dr. Gülçin Kantarcı, bu durumu vurgulayarak, “Uzun süren enfeksiyonlar ve bu enfeksiyonlar için kullanılan tedaviler de böbrekleri olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, tomografi, anjiyografi gibi ilaçlı görüntüleme yöntemlerinin ardından böbrek yetmezliği gelişebilir. Bu nedenle düzenli kontrol yapmak büyük önem taşıyor. Diyabet, yüksek tansiyon, kalp yetmezliği veya kanser tedavisi gören kişilerin yılda en az bir kez böbrek taraması yaptırması gerekir” dedi.

Prof. Dr. Kantarcı, böbrek sağlığının takibi için tam idrar tahlili ve serum kreatinin ölçümü gibi basit testlerin yeterli olabileceğini belirterek, bu testlerin aile sağlığı merkezlerinde kolayca yapılabileceğini sözlerine ekledi.

İleri Evre Böbrek Yetmezliğinde En Etkili Tedavi Yöntemi: Organ Nakli

İleri evre böbrek yetmezliği tedavisinde diyaliz ve böbrek naklinin başlıca seçenekler olduğunu belirten Prof. Dr. Gülçin Kantarcı, tedaviyle ilgili şu bilgileri verdi:

“Hemodiyaliz ve periton diyalizi, böbrek fonksiyonlarının bir kısmını yerine getirirken, böbrek nakli tüm fonksiyonları geri kazandırır. Hemodiyalizde, kan bir cihaz aracılığıyla vücuttan alınır, temizlenir ve tekrar hastaya geri verilir. Periton diyalizinde ise hastanın karın boşluğuna özel bir sıvı verilir, bu sıvı bir süre bekletildikten sonra atıklarla birlikte geri alınır. Karın yapısına ve vücut hacmine göre sıvı miktarı ayarlanır.

En ideal tedavi yöntemi böbrek naklidir, ancak uygun bir donör bulunana kadar diyaliz, hayat kurtarıcı bir rol oynar.

Organ Bağışı Oranlarının Artırılması Hayat Kurtarıcıdır!

Türkiye’de kadavra bağışının artırılması gerektiğine dikkat çeken Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Gülçin Kantarcı, şu açıklamalarda bulundu:

“Böbrek nakli için canlı donörlerden veya kadavra bağışından alınan böbrekler kullanılabilir. Ülkemizde kadavra bağışının artırılması büyük önem taşır. Herkesin bir gün organa ihtiyacı olabilir. Bu nedenle, organ bağışı konusunda toplumsal bilinçlenmeye daha fazla önem verilmelidir.