Sessiz Tehdit: Her Gün 1 Milyondan Fazla Kişiye Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyon!

Dünya Sağlık Örgütü’nün paylaştığı güncel verilere göre, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar hem dünya genelinde hem de Türkiye’de endişe verici düzeylere ulaştı. Uzmanlar, özellikle belirti göstermeden ilerleyen bu hastalıkların uzun vadede kısırlık ve bazı kanser türleri gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğine dikkat çekiyor. Cinselliği sağlıklı, bilinçli ve eşitlikçi bir bakış açısıyla ele alan; 95 yıldır dünya çapında cinsel sağlık kategorisine liderlik eden Durex’in Global Cinsellik Araştırması ise, prezervatifin yalnızca istenmeyen gebelikten korunma aracı olarak görülmesinin, cinsel yolla bulaşan hastalıkların yayılmasını hızlandırdığını ortaya koyuyor.

Dünya genelinde 15-49 yaş arasındaki bireylerde her gün 1 milyondan fazla tedavi edilebilir cinsel yolla bulaşan enfeksiyon yayılıyor ve çoğu enfeksiyon belirti göstermeden ilerliyor. Uzmanlar, birçok kişinin taşıyıcı olduğunun farkında olmadan partnerine bu enfeksiyonları bulaştırabileceğini belirtiyor. Bu nedenle, ilişki öncesinde tarama yaptırmanın kritik önem taşıdığını vurguluyorlar. Şüphe duyduğunuzda test yaptırmak, düzenli kontrolleri aksatmamak, gerekli önlemleri almak ve cinselliği açıkça konuşmak bu enfeksiyonlarla mücadelede hayati rol oynuyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Saadettin Eskiçorapçı, cinsel yolla bulaşan hastalıkların sessizce yayıldığı bu döneme #SıcağıSıcağına diyerek dikkat çekiyor.

Görmezden Gelinen Risk: Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar

Cinselliğin konuşulmasının tabu sayıldığı toplumlarda, sağlık risklerinin de çoğu zaman sessizce büyüdüğünü vurgulayan Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Saadettin Eskiçorapçı, özellikle cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların artık yalnızca kültürel baskıların değil, küresel bir sağlık sorununun göstergesi olduğunu belirtiyor. “Coğrafya kader mi? Evet, özellikle cinsellik ve cinsiyet konularında coğrafyanın etkisi büyük. Ancak bugün yaşadığımız tablo yalnızca bir ülkenin değil, tüm dünyanın sorunu” diyen Eskiçorapçı, Dünya Sağlık Örgütü verilerine dikkat çekiyor: “Her gün, 15-49 yaş aralığındaki aktif bireylerde 1 milyondan fazla yeni cinsel yolla bulaşan enfeksiyon vakası görülüyor. Bu da yılda yaklaşık 400 milyon kişiye denk geliyor.” Bu enfeksiyonların bel soğukluğu, klamidya gibi bazı türlerinin tedavi edilebilir olduğunu; HIV (AIDS) gibi enfeksiyonların ise yalnızca kontrol altına alınabildiğini hatırlatan Eskiçorapçı, konuya dair farkındalık yaratmanın ve tabuları yıkmanın artık bir zorunluluk olduğunun altını çiziyor.

Frengi Yıllar Sonra Yeniden Gündemde

28 yıllık meslek hayatında frengiyle nadiren karşılaştığını ifade eden Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Saadettin Eskiçorapçı, son yıllarda bu hastalıkta ciddi bir artış yaşandığını belirtiyor: “Frengi vakalarında sadece Türkiye’de değil, küresel ölçekte de son 10 yılda 7-8 katlık bir artış söz konusu. Bu hastalık çoğu zaman belirti göstermeden, sinsice iç organlara ilerleyerek uzun vadede kalıcı hasarlar bırakabiliyor.” Eskiçorapçı ayrıca, HPV, HIV ve Hepatit gibi çok daha ağır sonuçlar doğurabilen cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların yayılım hızına dikkat çekerek, “Hepatit ve HPV için koruyucu aşılar mevcut. Ancak HIV yani AIDS için hâlâ etkin bir aşı bulunmuyor. Türkiye’de AIDS vakaları artarken, dünya genelinde yıllık vaka sayıları 200 milyonu aşıyor” diyor.

Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Saadettin Eskiçorapçı, Türkiye’de en sık karşılaşılan cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında bel soğukluğunun farklı türlerinin öne çıktığını ifade ediyor. Eskiçorapçı, “Klasik Gonore (bel soğukluğu) halen yaygınlığını korurken, Klamidya ve Mikoplazma gibi yeni varyantlar da giderek daha sık görülmeye başlandı. Ayrıca, genital uçuk olarak bilinen HSV enfeksiyonu da oldukça yaygın. HSV, hem Amerika’da hem de Türkiye’de en çok görülen ikinci cinsel yolla bulaşan enfeksiyon olma özelliğini taşıyor” diye belirtiyor.

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklara Karşı En Güçlü Kalkan: Prezervatif

Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Saadettin Eskiçorapçı, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmanın en etkili ve temel yöntemlerinden birinin prezervatif kullanımı olduğunu vurguluyor. “Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) resmi kaynaklarına baktığınızda da görebileceğiniz gibi, uzmanların büyük çoğunluğu cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan korunmak için ilk öneri olarak prezervatifi işaret ediyor. Basit ama oldukça etkili bu yöntem, bulaş riskini yaklaşık %90 oranında azaltıyor. Bu nedenle, cinsel sağlığın korunmasında prezervatif birincil korunma aracı olarak öne çıkıyor” ifadelerini kullanıyor.

Türkiye’de Enfeksiyonlara Karşı Prezervatif Kullanımı Yalnızca Her 10 Kişiden 2’sinde Görülüyor!

Cinsel sağlık alanında 95 yıldır sağlıklı, keyifli, özgür ve eşitlikçi cinsellik anlayışını savunan ve dünya çapında lider olan prezervatif markası Durex’in Global Cinsellik Araştırması, Türkiye ve dünya genelinde prezervatif kullanımına dair dikkat çekici veriler sunuyor. Araştırmaya katılanların %46’sı, güvendikleri bir partnerle prezervatif kullanımının gereksiz olduğunu düşünürken, bu oran dünya genelinde sadece %21 seviyesinde. Ayrıca prezervatif kullananların %58’i bu yöntemi gebelikten korunmak için tercih ederken, %11’i cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı koruma amacıyla kullanıyor.

Sevgi, Öncelikle Koruma İle Başlar!

Eskiçorapçı, prezervatifin toplumda hâlâ yalnızca doğum kontrol aracı olarak görülmesinin büyük bir yanılgı olduğunu vurgulayarak şunları söylüyor: “Maalesef insanların çoğunluğu, neredeyse %50’den fazlası, prezervatifin cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı koruduğunu bile bilmiyor. Sadece istenmeyen gebelikleri önlemek için kullanılan bir yöntem gibi algılanıyor. Bu tamamen yanlış bir yaklaşım. Asıl önemli olan, farkında olmadan taşıyıcı olabileceğiniz hastalıkları partnerinize bulaştırmanızı engellemesidir. Hatta çocuk sahibi olmayı planladığınızda bile bu kritik bir konudur. Çünkü habersizce bulaştırdığınız bir enfeksiyon, doğacak çocuğunuza da geçebilir ve bu durum konjenital anomaliler, düşükler, erken doğumlar ya da bazı göz hastalıkları gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Yani sadece partnerinizi değil, aynı zamanda gelecekteki çocuğunuzu da korumuş olursunuz. Benim prezervatif kullanımı konusundaki yaklaşımım, yani korunma anlayışım tamamen sevgi odaklıdır.

Prezervatiflerde Yeniliklerle Artan Konfor Seviyesi

Dünya genelinde prezervatifler, yeni inovasyonlarla çok daha konforlu hale geliyor. Prof. Dr. Eskiçorapçı, “Evet, başka korunma seçenekleri mevcut; ancak hem gebelikten korunma hem de cinsel yolla bulaşan hastalıkların önlenmesinde en etkili ve yaygın yöntem prezervatif olmaya devam ediyor. Ayrıca, kişiye özel uyum sorunlarını minimize edecek ve partnerlerin cinsel deneyimini iyileştirecek yeni ürünler geliştirilmekte. Bu alandaki yenilikleri yakından takip etmek önemli; ben de bu konuda umut vadeden gelişmeler görüyorum” diyor.

Araştırma Hakkında:

Toluna Harris Interactive tarafından yürütülen Global Cinsellik Araştırması, 2024’ün Ocak ve Nisan ayları arasında 36 ülkede 29.500 kişiyle anket yapılarak gerçekleştirildi. Sonuçlar, tüm ülkelerdeki ulusal nüfusları yaşa, cinsiyete ve bölgeye göre temsil edecek şekilde ağırlıklandırıldı. Bu basın bültenindeki 2024 Global Cinsellik Araştırması bulguları, 36 ülkenin tamamında verilere dayanmakta olup, önceki araştırmalardan elde edilen yüzdelik artışlar/azalışlar, 23 seçili ülkedeki verilerden kaynaklanmaktadır. 

Reckitt Hakkında:

Reckitt benzersiz markaları ile dünyanın önde gelen sağlık, hijyen ve beslenme şirketidir. Girişimcilik ruhuyla çalışan 40.000’den fazla yeteneğiyle, daha temiz ve daha sağlıklı bir dünya arayışı için bir araya gelmiş, büyüyen bir topluluktur. Reckitt’i ayırt edici kılan, markalarının pusulası aracılığıyla büyük bir sosyal amaca hizmet etmesidir. Daha temiz ve daha sağlıklı bir dünya için; korumak, iyileştirmek ve beslemek Reckitt’in temel amacıdır;çünkü Reckitt bunun bir ayrıcalık değil, bir hak olduğuna inanmaktadır. Araştırma ve geliştirme, bilim ve ortaklıklar yoluyla, insanların  yıllardır sevdiği ve güvendiği ürünler üretmektedir. Reckitt Finish, Vanish ,Lysol, Durex, Veet gibi markalarını tüketicilerle buluşturmak için her gün kendini geliştirmeye devam etmektedir.