Yeni Doğan Sarılığına Karşı 3 Etkili Çözüm ve Öneri
Yeni doğan bebeklerin yaklaşık üçte ikisi, yaşamlarının ilk haftalarında sarılık sorunu yaşayabilir. Yenidoğan sarılığı genellikle normal fizyolojik bir durum olarak kabul edilse de, bazı durumlarda geçici olmanın ötesine geçebilir ve beyin hasarına yol açabilecek seviyelere ulaşabilir.
Eğer yüksek bilirubin düzeyleri zamanında tanımlanıp tedavi edilmezse, bu durum bilirubin ensefalopatisi ve sonrasında kernikterus olarak bilinen ciddi nörolojik bozukluklara neden olabilir. Memorial Diyarbakır Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Orhan Köksal, yenidoğan sarılığı hakkında önemli bilgiler sunuyor.
“Yenidoğan Sarılığını Erken Dönemde Nasıl Fark Edersiniz? Önemli Bilgiler ve İpuçları”
Yenidoğan bebeklerde sarılık, kırmızı kan hücrelerinin parçalanması sonucunda oluşan bilirubin adlı bir madde nedeniyle ortaya çıkar. Yenidoğan bebeklerin kırmızı kan hücreleri, kırılgan yapıları nedeniyle daha kolay parçalanır ve bu durum daha fazla bilirubin üretimine yol açar. Normal şartlarda, oluşan bilirubin karaciğerde dönüştürülerek bağırsaklardan atılır. Ancak, yenidoğan bebeklerin karaciğerleri tam olarak olgunlaşmadığı için bu dönüşüm ve atılım süreci yetersiz kalabilir.
Sonuç olarak, kanda biriken bilirubin, cilt renginin sararmasına neden olur ve bu durum yenidoğan sarılığı olarak bilinir. Doğumdan sonraki ilk dört gün içinde gelişen yenidoğan sarılığı, dikkatle izlenmeli ve kontrol edilmelidir.
“Bebeklerde Yüksek Bilirubin Seviyesine Dikkat: Sarılık Riskleri ve Önlemler”
Normal erişkinlerde, kan-beyin bariyeri gelişmiş olduğu için bilirubin beyine geçemez. Ancak, zamanında doğmuş bebeklerde ilk 10 gün boyunca, erken doğan bebeklerde ise daha uzun bir süre, kan-beyin bariyeri tam olarak oluşmamış olabilir. Bu durumda, bilirubin seviyelerinin belirli bir değerin üzerine çıkması, beyine geçebilir ve bilirubin ensefalopatisi ile kernikterus gibi ciddi nörolojik sorunlara yol açabilir.
Yaşamın ilk haftasında, özellikle ilk günlerde bebeklerin gövdesinde, kollarda ve bacaklarda, özellikle topuk altı cildinde sarılık varsa ve bebek aşırı derecede uyuma eğilimindeyse, bir hekime başvurmak önemlidir. Artmış bilirubin, ilk olarak göz bebeklerinde görünür, ardından yüz ve boyun bölgelerine, daha sonra ise kollara ve bacaklara yayılabilir. Eksik beslenme, bilirubin seviyelerinin yükselmesini kolaylaştırabilir ve yetersiz beslenen bebeklerde sarılık daha sık görülür. Ancak, sarılık sadece beslenme ile ilişkili değildir.
Bilirubin seviyeleri belirli bir düzeye ulaştığında, fototerapi uygulanarak düşürülmesi gerekir. Fototerapi, barsak hareketlerini artırabilir ve kaka renginde değişiklikler, vücutta kızarıklık gibi geçici yan etkilere neden olabilir. Ancak, bu tedavinin anlamlı ve önemli bir yan etkisi bulunmamaktadır.
“Yenidoğan Sarılığı: Bilmeniz Gereken 3 Önemli Nokta”
- Sarılık nedeni olan bilirubinin vücutta atılım yolu bağırsaklar ve böbreklerdir. Bebeğin yeterli sıvı ve gıda alımı böbreklerin ve bağırsakların en iyi şekilde çalışmasını sağlayacaktır. Seçilecek mucize gıda anne sütüdür. Anne sütü ile beslenme bebeğinizin sıvı ve gıda ihtiyacını dengeli bir şekilde karşılayacaktır
- Yenidoğanın beslenmesi çok önemli olmakla beraber yenidoğan sarılığı tek beslenmeyle alakalı değildir. Başta RH ya da AB0 uyumsuzluğu gibi risk faktörleri olmak üzere tüm bebekler 2. -5. kritik günleri başta olmak üzere ilk 10 gün hızlı sararma açısından yakından izlenmelidir. Yani aşırı sarılığı tanıyabilme önemlidir. Kol ve bacaklarda özellikle topuk altı cildinde basmakla sarılık var ve bebekte çok uykuya meyilli ise bilirubin değerlerine bakmak çok önem arz etmektedir.
- Eğer belirli kritik seviyelerin üzerinde ise bilirubin değerini daha da artırmamak ve düşürmek için fototerapiden kaçınmamak gerekir. Sarılıkların büyük çoğunluğu fototerapi ile düşmektedir. Ancak nadiren kan değişimi, RH ya da AB0 uygunsuzluklarında İntravenöz İmmünglobulin(İVIG) yaptırmak gerekebilmektedir.
