Sistit Problemini Önlemek İçin İpuçları
İdrar yolu enfeksiyonları arasında en yaygın olanlardan biri, her 10 kadından 6’sında görülen sistittir. Çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilen bu rahatsızlık, doğru bir tedavi süreciyle kontrol altına alınabilir ve şikayetlerden kurtulmak mümkündür. Ancak tedavi edilmediğinde enfeksiyonun böbreklere kadar yayılma riski bulunur ve bu durum ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle, özellikle tekrarlayan sistit vakalarında altta yatan farklı sebeplerin detaylı bir şekilde araştırılması ve tedaviye kesintisiz devam edilmesi büyük önem taşır. Memorial Antalya Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Op. Dr. Egemen İşgören, tekrarlayan kronik sistitler hakkında önemli bilgiler paylaştı.
Sistit Neden Tedavi Edilmeli? Böbrek Sağlığınıza Etkisi
İdrar yaparken ağrı, yanma ve sık idrara çıkma gibi belirtilerle ortaya çıkan sistit, bir tür idrar yolu enfeksiyonudur. Doğru şekilde tedavi edilmediği nadir durumlarda, böbreklere kadar ilerleyerek ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Anatomik yapıları nedeniyle kadınlarda erkeklere kıyasla daha sık görülmektedir. Sistite neden olan bakteriler; idrar kesesine dışarıdan, idrar kanalı yoluyla, dış genital organlardan, bağırsaklardan ya da böbreklerden ulaşabilir.
Sistit, mikrobik ve mikrobik olmayan olmak üzere iki türde görülür. Mikrobik olanlar, ani başlangıçlı ve kısa süreli akut sistit olarak tanımlanırken, uzun süre devam eden ve sık tekrarlayan sistitler kronik sistit kategorisine girer.
Hastalık genellikle aniden başlar ve sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma, karın ağrısı ve bazen idrarda kanama gibi şikayetlere yol açar. Uygun antibiyotiklerin yeterli sürede kullanılmaması veya hastaların belirtiler başladığında doktora danışmadan bilinçsizce ilaç kullanması, tekrarlayan sistitin en yaygın nedenleri arasındadır.
Akut sistitin belirtilerine dikkat!
- İdrar yapmada zorluk
- İdrar yaparken yanma – sızlama olması
- Sık ve az-az idrar yapma
- İdrarda kan gelmesi
- Karnın alt kısmında rahatsızlık hissi
Tekrarlayan sistitin nedenini bilmek önemli!
- İdrar yollarında taş, tümör
- İdrar kesesinin sinirsel çalışma bozuklukları
- İdrar kesesinden böbreğe idrar kaçağı (reflü) olması,
- Büyümüş olan bir prostat,
- Kadınlarda mesane sarkması (sistosel),
- İdrar yollarında darlık, işeme bozuklukları,
- Kronik kabızlık,
- Kadınlarda menopoz, bazı doğum kontrol ilaçları ve vajinal enfeksiyonlar
Ağrılı Mesane Sendromunun En Belirgin Belirtisi: Ağrı
Mikrobik olmayan sistit olarak da bilinen Ağrılı Mesane Sendromunda, mesane çeperi belirgin şekilde kalınlaşır ve mesanenin işlevini kısıtlar. Bu durumun kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, idrar kesesini döşeyen ve idrarın daha derin tabakalara geçişini engelleyen koruyucu tabakanın hasar görmesiyle ilişkilendirilebilir. Bu hasar sonucunda idrar, mesane iç tabakalarına nüfuz ederek kimyasal iltihaplanmaya yol açabilir.
Hastalar genellikle uzun bir zaman diliminde, giderek artan sık idrara çıkma, gece sık idrara kalkma ve idrar hissiyle birlikte göbek altı ağrısı gibi belirtilerle karşılaşır. Bu rahatsızlığın en belirgin belirtisi ağrıdır. İdrar yapıldıktan sonra ağrı genellikle hafiflerken, idrarın uzun süre tutulması durumunda ağrıya ek olarak idrarda kanama görülebilir.
Ağrılı Mesane Sendromunun sebebi bakteriler olmadığı için, antibiyotik tedavileri bu hastalığa fayda sağlamaz. Tedavi sürecinde farklı yaklaşımlar gerekebilir.
Tekrarlayan Sistitlerin Nedenleri Dikkatle İncelenmeli
Uzun süreli ve sık tekrarlayan sistit vakalarında mutlaka bir uzmana başvurulması gereklidir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, taş hastalığı, tümörler, erkeklerde prostat bezi rahatsızlıkları, idrar yollarında tıkanıklıklar veya genişlemeler gibi durumlar ile mesanenin işlevinde sinir sistemi problemlerine bağlı bozukluklar gibi nedenler tespit edilebilir. Bu faktörlerin mutlaka araştırılması ve tekrarlayan enfeksiyonlara yol açan sorunun tedavi edilmesi büyük önem taşır. Aksi takdirde, enfeksiyon ve iltihap tedavi edilse bile yeniden ortaya çıkabilir.
Tedavi sürecinde, hastanın şikayetleri başladığında idrar kültürü alınmalı ve antibiyotik tedavisine ancak kültür sonrası başlanmalıdır. Bunun yanı sıra, kişinin hijyenine özen göstermesi, kabızlık varsa bu sorunun giderilmesi ve işeme bozukluğu mevcutsa bunun tedavi edilmesi gereklidir. Bilinçli bir tedavi uygulanmasına rağmen enfeksiyonun tekrarladığı durumlarda, uzun süreli baskılayıcı idrar yolu antiseptikleri veya uygun antibiyotikler kullanılabilir. Gerektiğinde hormonal ilaç tedavisi de bu süreçte destekleyici olarak önerilmektedir.
Sistitten Korunmak İçin Bunlara Dikkat Edin!
- Bol miktarda sıvı, özellikle su için. Bol miktarda sıvı içmek, özellikle kemoterapi veya radyasyon tedavisinden sonra, özellikle tedavi günlerinde önemlidir.
- Sık sık idrara çıkın. İdrar yapma isteği hissederseniz tuvalete gitmeyi geciktirmeyin.
- Dışkılamadan sonra önden arkaya doğru silin. Bu, anal bölgedeki bakterilerin vajinaya ve üretraya yayılmasını önler.
- Enfeksiyonlara yatkınsanız, banyo yapmak yerine duş almak bunları önlemeye yardımcı olabilir.
- Genital bölge çevresindeki cildi nazikçe yıkayın. Ancak sert sabunlar kullanmayın veya çok sert yıkamayın. Bu bölgedeki hassas cilt tahriş olabilir.
- Cinsel ilişkiden sonra mesanenizi mümkün olan en kısa sürede boşaltın. Bakterileri temizlemeye yardımcı olması için de dolu bir bardak su için.
- Genital bölgede deodorant spreyleri veya hijyen ürünleri kullanmaktan kaçının. Bu ürünler üretrayı ve mesaneyi tahriş edebilir.
