Pankreas Kanseri Hastalarına Umut: Yeni Tedavi Yaklaşımı Yaşam Süresini Uzatabilir!

Pankreas kanseri, tedaviye en dirençli ve zorlu seyreden kanser türleri arasında yer alması nedeniyle uzun yıllardır bilim dünyasının yoğun araştırma alanlarından biri olmaya devam ediyor. Daha etkili ve hedefe yönelik tedavi seçenekleri geliştirmek amacıyla yürütülen çalışmalar, son dönemde umut verici sonuçlar ortaya koyuyor.

Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, yakın zamanda yayımlanan bir araştırmanın dikkat çekici bulgular içerdiğini belirterek, hedefe yönelik yeni bir tedavi yaklaşımının standart kemoterapiye kıyasla yaşam süresini yaklaşık iki katına kadar uzatabildiğini ifade etti. Ayrıca bu tedaviyle birlikte ölüm riskinde yaklaşık yüzde 60 oranında azalma gözlemlendiğini vurguladı.

Uzmanlar, elde edilen bu sonuçların pankreas kanseri tedavisinde yeni nesil yaklaşımların önemini artırdığını ve gelecekte daha kişiselleştirilmiş tedavi yöntemleri için umut verici bir kapı araladığını belirtiyor.

29 Mayıs-2 Haziran 2026 tarihleri arasında Chicago’da düzenlenen Amerikan Klinik Onkoloji Derneği (ASCO) Yıllık Kongresi’nde paylaşılan çalışmada, KRAS ve benzeri RAS mutasyonlarını hedefleyen daraxonrasib adlı yeni ilaç standart kemoterapi ile karşılaştırıldı. Araştırmaya daha önce en az bir tedavi almış yaklaşık 500 metastatik pankreas kanseri hastasının dahil edildiğini aktaran Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, “Daraxonrasib kullanan hastalarda ortalama yaşam süresi 13,2 aya ulaşırken, kemoterapi alanlarda bu süre 6,7 ay olarak ölçüldü. Ayrıca yeni tedavinin ölüm riskini yaklaşık yüzde 60 azalttığı görüldü” dedi.

KRAS mutasyonuna karşı ilk güçlü sonuçlar elde edildi

Bu çalışmayı önemli kılan noktanın, pankreas kanserinin temel nedenlerinden biri olarak kabul edilen KRAS mutasyonuna karşı ilk kez bu kadar güçlü sonuçlar elde edilmesi olduğunu vurgulayan Yıldırım, “Pankreas kanserlerinin yüzde 90’ından fazlasında görülen RAS mutasyonları, yıllardır bilim insanlarının hedefinde olmasına rağmen etkili şekilde kontrol altına alınamıyordu. Çünkü bu mutasyonların yapısı nedeniyle uzun yıllar boyunca ‘hedeflenemez’ olduğu düşünülüyordu. RASolute 302 çalışmasında değerlendirilen daraxonrasib ise tüm RAS mutasyonlarını hedefleyebilen ilk ilaçlardan biri olarak öne çıkıyor. Bu yeni ilaç, kanser hücrelerinin büyüme sinyallerini baskılamayı amaçlıyor” dedi.

Yıldırım sözlerine, “Metastatik pankreas kanserinde ilk kez bir RAS inhibitörünün faz 3 çalışmada sağkalım avantajı göstermesi nedeniyle elde edilen sonuçlar, pankreas kanseri tedavisinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor” şeklinde devam etti.

Tedavi planlamasında genetik testlerin rolü artıyor

Bu gelişmenin tüm hastalar için kesin bir çözüm anlamına gelmediğini de sözlerine ekleyen Yıldırım, “Ancak özellikle belirli genetik özelliklere sahip pankreas kanseri hastaları için daha etkili ve kişiselleştirilmiş tedavilerin önünü açabileceğini düşünüyoruz. Ayrıca bu bulgular, kanser tedavisinde genetik testlerin önemini de bir kez daha ortaya koyuyor” bilgisini verdi.