Kan Bağışı Öncesinde Bilinmesi Gereken 8 Önemli Kural!
Araştırmalar gösteriyor ki, yardım etmek beyinde mutluluk hormonu olarak bilinen endorfinin salgılanmasını artırıyor.
Toplumsal dayanışmanın en değerli örneklerinden biri olarak öne çıkan kan bağışı da bu iyilik haline katkı sağlıyor. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Melda Özdamar’a göre, kan bağışı yalnızca hayati bir destek sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda bireyde sosyal sorumluluk bilincinin gelişmesine de yardımcı oluyor.
Doç. Dr. Özdamar, kan bağışının, topluma katkı sağlama duygusuyla kişide stresin ve depresif ruh halinin azalmasına destek olabileceğini vurgularken, bu alışkanlığın acil durumlar karşısında toplumu daha hazırlıklı kıldığını da belirtiyor.
Düzenli olarak bağış yapan bireylerin, sağlık durumlarını daha yakından takip etme fırsatı bulduklarını ifade eden Özdamar, kan bağışının hem bireysel hem toplumsal düzeyde çok yönlü faydalar sunduğuna dikkat çekiyor.
Türkiye’nin kan bağışı oranlarının gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşabilmesi için düzenli bağışçı sayısının artırılması büyük önem taşıyor.
Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Melda Özdamar, bu konuda farkındalık yaratmanın önemine dikkat çekerek şu bilgileri paylaştı:
“Ülkemizde kan bağışlarının büyük bir kısmı Türk Kızılay tarafından organize ediliyor. Kurumun 2023 yılı verilerine göre toplamda 2,5 milyon ünite kan bağışı toplandı. 300’ü aşkın mobil bağış noktasıyla, düzenli kan veren yaklaşık 1,2 milyon kişiye ulaşmak mümkün oluyor.”
Kan bağışının ülke genelindeki yaygınlığına dair istatistikleri de paylaşan Doç. Dr. Özdamar, “Türkiye’de her 1.000 kişiden ortalama 14 ila 16’sı düzenli kan bağışçısı konumunda. Oysa Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre gelişmiş ülkelerde bu oran 32 civarında seyrediyor.” diyerek, ülkemizin dünya ortalamasının üzerinde olmasına rağmen gelişmiş ülkelerin gerisinde kaldığını vurguladı.
Düzenli kan bağışı alışkanlığının toplumsal düzeyde teşvik edilmesi gerektiğinin altını çizen Özdamar, bu konuda hem bireysel farkındalığın hem de kurumsal desteklerin artırılmasının önemine işaret etti.
Aç karınla kan bağışı yapılmamalı
Kan bağışının ardından hafif seyreden bazı yan etkiler oluşabileceğine değinen Özdamar, “Bağış sonrası hafif baş dönmesi veya baygınlık hissi yaşanabilir. Bu yan etki genellikle kişinin yeterince su içmemesi ya da aç karınla bağış yapmasıyla ilişkilidir. Genellikle birkaç dakika dinlenmek ve bol sıvı tüketmek bu şikâyeti ortadan kaldırır. Bir başka yan etki olarak iğne yapılan bölgede hafif ağrı, morarma veya şişlik oluşabilir; bu durum da çoğunlukla kısa sürede kendiliğinden düzelir. Nadir vakalarda, iğne sinir uçlarına yakın bir damardan yapılmışsa kısa süreli uyuşma veya karıncalanma hissi de oluşabilir ancak uzun sürerse doktor değerlendirmesi gerekebilir. Bağış sonrasında vücut kaybedilen kanı telafi etmeye çalışacağı için hafif yorgunluk ve halsizlik hissedilebilir. Bol sıvının yanında hafif gıdalarla beslenmek hızlı bir toparlanma sağlar. Çok nadir olarak ise stres, sıvı eksikliği ya da ani kalkma gibi nedenlerle bayılma yaşanabilir. Bu nedenle bağıştan sonra en az 10-15 dakika dinlenmek ve aniden ayağa kalkmamak sıklıkla tavsiye edilir” dedi.
Doç. Dr. Melda Özdamar kan vermeden önce bağışçılara dikkat etmeleri gereken noktaları sıraladı:
- Kan bağışı aç karnına yapılmamalı. İşlemden birkaç saat önce özellikle demir açısından zengin kırmızı et, ıspanak ve baklagiller gibi besinlerle hafif ve dengeli bir öğün tercih edilmeli. Kandaki yağ oranı çok yüksek olursa bağışlanan kanın işlenmesi zorlaşabileceği için fastfood ve kızartma gibi çok yağlı yiyeceklerden kaçınılmalı.
- Vücudun sıvı dengesi iyi olursa, kan alma işlemi daha rahat gerçekleşir ve baş dönmesi gibi şikayetler azalır bu nedenle bağış öncesindeki 24 saat içinde bol su içilmeli.
- Uykusuzluk, tansiyon düşüklüğü ve bayılma riskini artırabileceği için kan bağışından önceki gece en az 6-8 saat uyumaya özen gösterilmeli.
- İşlemin en az 24 saat öncesinden alkol tüketimi bırakılmalı. Vücuttan su atılımını artıracağı ve sıvı kaybına yol açabileceğinden çay, kahve ve enerji içeceği gibi aşırı kafeinli içecekler de sınırlandırılmalı.
- Kan alma işlemini kolaylaştırmak için kısa kollu ya da kolayca sıvanabilen giysiler tercih edilmeli.
- Bağış yapacak kişi kendini iyi hissetmiyorsa örneğin ateş, boğaz ağrısı, halsizlik gibi şikayetleri varsa bağışı ertelemeli.
- Düzenli kullanılan ilaçlar, yeni geçirilen hastalıklar veya ameliyatlar mutlaka kan merkezi yetkilisine bildirilmeli.
- Yasal prosedür gereği kişinin yanında mutlaka; kimlik kartı, ehliyet veya pasaport gibi resmî bir belge bulunmalı.
