İnme Riskini Artıran 6 Önemli Faktör
İnme, ani bir şekilde gelişen ve acil tıbbi müdahale gerektiren bir durumdur. Her yıl dünya genelinde yaklaşık 17 milyon kişi inme geçirirken, bu vakalardan 6 milyonunun sonucu ölümle sonuçlanmakta ve 5 milyon kişi kalıcı engellerle karşılaşmaktadır. Erken müdahale, inme nedeniyle oluşabilecek hasarları azaltmada kritik bir rol oynar. İnme belirtileri görüldüğünde ilk 4,5 saat içinde tedaviye başlanması, beyin dokusunun daha fazla zarar görmesini engelleyebilir ve bu da hastanın hayatta kalma şansını ile fonksiyonel iyileşme olasılığını artırır. Bu sebeple, inme belirtileri fark edildiğinde hemen tıbbi yardım almak son derece önemlidir. Memorial Şişli Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Dilek Necioğlu Örken, inme ve nedenleri hakkında bilgi verdi.
Bazı İnme Türlerinde Baş Ağrısı Önemli Bir Belirti Olabilir!
İnme, beyin damarlarının tıkanması veya yırtılması sonucu beyinde meydana gelen hasardır. Bu hasar, beyindeki hasarın yerine bağlı olarak farklı klinik belirtilerle kendini gösterebilir. İnmenin belirtileri arasında; yüzde felç, kolda veya bacakta güçsüzlük, konuşmada bozulmalar, peltek konuşma veya tamamen konuşamama, çevredeki sesleri anlamama yer alabilir. Ayrıca, dengesizlik, görme bulanıklığı veya çift görme gibi sorunlar da yaşanabilir. Kollarda ve bacaklarda uyuşma da sıkça karşılaşılan belirtilerdendir. Bazı inme türlerinde baş ağrısı önemli bir belirti olabilir; özellikle baş ağrısı ani bir şekilde başladıysa ve kişinin hayatında yaşadığı en şiddetli baş ağrısıysa, bu durum ciddiye alınmalıdır. Bu tür baş ağrıları halinde acil tıbbi yardım alınması gerekmektedir. Toplumda inmenin belirtilerini tanımanın ve bu belirtilere karşı farkındalığın artırılmasının önemi büyüktür.
İnme Erkeklerde Daha Yaygın Görülüyor!
İnme risk faktörleri, değiştirilebilir ve değiştirilemez olarak iki ana kategoriye ayrılır. Değiştirilemez faktörler arasında yaş, cinsiyet, ırk ve genetik özellikler bulunur. Örneğin, 55 yaşından itibaren her on yılda inme riski iki katına çıkmaktadır ve inme erkeklerde kadınlara kıyasla daha sık görülmektedir. Değiştirilebilen risk faktörleri arasında ise en önemli faktörlerden biri hipertansiyon yani yüksek tansiyon hastalığıdır.
Yüksek tansiyon; İskemik inme denilen damar tıkanması ve hemorojik inme denilen beyin kanaması için bir risk faktörüdür. Bu yüzden yüksek tansiyon hastalığının tedavi edilmesi ve yüksek tansiyonun kontrol altında tutulması gerçekten çok önemlidir. Bir diğer risk faktörü şeker hastalığıdır. Şeker hastalığı inme riskini neredeyse 6 kat artırabilmektedir. Bu nedenle şeker kontrolü oldukça önemlidir. Kalp hastalıkları da inmeye sebep olabilir. Özellikle bir kalp ritim bozukluğu olan atrial fibrilasyon bu hastalıklardan biridir. Atrial fibrilasyon ilerleyen yaşla artan bir ritim bozukluğu hastalığıdır. Bu ritim bozukluğunun gerektiği şekilde tedavi edilmesi inmeyi önleme açısından oldukça önemlidir Bir diğer risk faktörü kolesterol yükseklikleridir. Kolesterol yüksekliği damar duvarının yapısını bozarak aynı zamanda orada bir enflamasyona neden olarak inmeye neden olabilmektedir. Bu enflamasyonun tedavi edilmesi, oradaki plakların stabilize edilmesi inmeyi önleme açısından önem arz eder.Bu hastalıkların yanı sıra en önemli risk faktörlerinden biri sigaradır. Sigara hem iskemik inme için hem de subaraknoid kanama olarak bilinen anevrizma yırtılmasına bağlı kanamalar için oldukça ciddi bir risk faktörüdür. Yine ağır alkol tüketimi de inme için risk oluşturmaktadır.Yaşam tarzı da inme için risk oluşturan etkenler arasında yer almaktadır. Bunların içerisinde hareketsiz yaşam, fazla kilolar, tüketilen hazır ve işlenmiş besinler de bulunmaktadır.
İnmede İlk 4,5 Saat Kritik Öneme Sahip
İnme belirtilerinin ortaya çıkmasının ardından ilk 4,5 saat içinde uygulanan ilaç tedavileri genellikle başarılı sonuçlar verebilir. Bu nedenle, yüzde, kolda veya bacakta güçsüzlük, konuşmada bozulma, denge sorunları veya görme problemleri gibi belirtiler görüldüğünde derhal 112 acil servis çağrılmalıdır. Hasta yakınlarının hastayı kendi imkanlarıyla hastaneye götürmeleri kesinlikle önerilmez; hastanın 112 ambulansı ile hastaneye ulaştırılması esastır. Bunun sebebi, akut inme tedavilerinin her hastanede uygulanamıyor olmasıdır. 112 acil servis, hastayı inme tedavisi sunan uygun merkezlere yönlendirir ve hastayı alacak sağlık ekiplerini önceden bilgilendirir. Bu sayede ekipler, hastayı karşılamak ve gerekli hazırlıkları yapmak için önceden hazırlık yapma fırsatı bulur.
Zamanında Yapılan Tedavilerle Kişi Sağlıklı Bir Yaşamına Devam Edebilir!
İnme, ilk 4,5 saat içinde ilaçla tedavi edilebilir ve bu müdahaleler sonucunda hastaların yaklaşık üçte biri, inmenin etkilerini hiç yaşamamış gibi tamamen iyileşebilir. Ayrıca, son dönemde geliştirilmiş anjiyo yöntemleriyle, tıkanmış damardaki pıhtı çekilerek damar açılabilir; bu tür tedaviler 6-8 saate kadar uygulanabilmektedir. Bu tedavi yöntemleri, hem hayat kurtarıcı hem de inmenin yol açtığı hasarı önemli ölçüde azaltarak kişilerin sağlıklı bir yaşam sürdürebilmelerine olanak tanır.
