Hızlı Kilo Verirken Kas ve Kemik Kaybı Riskini Göz Ardı Etmeyin!
Son dönemde kilo verme amacıyla kullanılan zayıflama iğneleri, hem sosyal medyada hem de günlük yaşamda en çok konuşulan sağlık konularından biri haline geldi. Özellikle hızlı kilo kaybı sağladığı yönündeki paylaşımlar bu tedavilere olan ilgiyi artırırken, uzmanlar bilinçsiz kullanımın yalnızca yağ dokusunu değil, kas ve kemik sağlığını da olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarıyor.
Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Hakan Özer, hızlı kilo verme sürecinin sadece estetik açıdan değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Özellikle ileri yaş grubunda kas kaybı ve kemik yoğunluğunda meydana gelebilecek değişimlerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Özer, sağlıklı kilo kontrolünün uzman gözetiminde ve dengeli bir yaklaşımla yürütülmesinin önemine işaret ediyor.
Metabolik Yükten Kurtulmak, Eklemlerin Ömrünü Uzatır
Op. Dr. Hakan Özer, zayıflama iğnelerinin kontrollü kullanımının ortopedik açıdan faydalar sağlayabileceğine dikkat çekiyor:
“Vücut ağırlığındaki %5 ile %10’luk bir azalma, özellikle diz ve kalça eklemlerine binen yükü dramatik şekilde hafifletir. Fazla kilo, kronik bir inflamasyon sürecidir. Doğru bir tedavi protokolüyle metabolik yükün azaltılması, sistemin üzerindeki baskıyı kaldırarak eklem dejenerasyonunu yavaşlatır ve hareket kabiliyetini artırır. Bu anlamda zayıflama iğneleri, biyolojik yaşlanma için görev alabilir.”
Hızlı Kilo Vermek Her Zaman Sağlıklı Kilo Vermek Anlamına Gelmez
Zayıflama amacıyla kullanılan ilaçların bazı bireylerde iştah azalmasına bağlı olarak ciddi kalori kısıtlamasına neden olabileceğini de ifade eden Op. Dr. Hakan Özer, bu durumun özellikle kas dokusunda azalmayı tetikleyebileceğini söylüyor:
“Halk arasında ‘Ozempic Yüzü’ olarak bilinen sarkmalar, aslında sadece yüzde değil, vücudun genel kas dokusunda da yaşanıyor. Eğer iğne tedavisi yeterli protein alımı ve direnç egzersizleri ile desteklenmezse, vücut yağ yakarken aynı zamanda kas ve kemik kütlesini de kaybeder. İleri yaşlarda bu durum ‘Sarkopenik Obezite’ dediğimiz, dışarıdan zayıf görünen ama içten içe güçsüzleşmiş bir vücut yapısına yol açar. Kas kaybı, denge bozukluklarını ve kırılma riskini artırarak yaşlanmayı hızlandırır.”
Özellikle ileri yaş bireylerde kas kaybının daha önemli sonuçlar doğurabileceğini belirten Özer, hareket azlığına bağlı düşme riskini artırabileceğini ifade ediyor.
“Zayıflarken Vücut Kompozisyonuna Dikkat Edilmeli”
Kilo kaybı sürecinde tartıdaki değişimin tek başına yeterli bir gösterge değildir, vücut kompozisyonu da takip edilmelidir.
İğneleri bir ‘mucize ilaç’ olarak değil, bir yaşam tarzı değişikliği aracı olarak görmeliyiz. İğne kullanımı süresince kemik yoğunluğu takibi ve kas gücü ölçümleri hayati önem taşır. Özellikle 40 yaş üstü bireylerde, kilo kaybıyla birlikte kemik erimesinin (osteoporoz) tetiklenmemesi için kalsiyum ve D vitamini desteği ile birlikte ağırlık antrenmanları programa mutlaka dahil edilmelidir. Hedefimiz sadece zayıflamak değil, sağlıklı yaş almaktır.
Amaç Sadece Zayıflamak Değil, Sağlıklı Kalabilmek Olmalı
Zayıflama tedavilerinin herkes için aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Op. Dr. Hakan Özer, özellikle sosyal medya etkisiyle bilinçsiz uygulamalardan kaçınılması gerektiğini vurguluyor:
“Bu tür uygulamalar bazı bireylerde hekim kontrolünde fayda sağlayabilir; ancak kontrolsüz kullanım farklı sağlık sorunlarına yol açabilir. Amaç yalnızca hızlı kilo kaybı değil; kası, kemiği ve genel vücut sağlığını koruyarak sürdürülebilir bir denge oluşturabilmektir.
