Çocuklarda Görülen Eklem Ağrıları Ciddiye Alınmalı!
Çocukluk döneminde ortaya çıkan eklem ağrıları, hem dünyada hem de ülkemizde sık karşılaşılan sağlık sorunları arasında bulunuyor. Araştırmalar, çocukların yaklaşık yüzde 10 ila 20’sinin yaşamlarının herhangi bir evresinde eklem ağrısı şikâyeti yaşadığını ortaya koyuyor. Çoğu zaman bu ağrılar “büyüme ağrısı” olarak değerlendirilse de, her vakada bu kadar basit olmayabiliyor. Çünkü bazı eklem ağrıları, iltihaplı romatizmal hastalıkların erken ve en önemli belirtisi olarak karşımıza çıkabiliyor.
Acıbadem Ataşehir Hastanesi Çocuk Romatolojisi Uzmanı Doç. Dr. Ferhat Demir, özellikle eklem ağrısına şişlik, sabah saatlerinde belirgin tutukluk, topallama ya da hareket kısıtlılığının eşlik ettiği durumlarda beklemenin ciddi riskler doğurabileceğine dikkat çekiyor. “Bu bulgular varlığında ‘büyüme ağrısıdır, geçer’ düşüncesiyle zaman kaybedilmemeli ve mutlaka bir çocuk romatolojisi uzmanına başvurulmalıdır” diyen Doç. Dr. Demir, erken tanının önemini vurguluyor.
Doç. Dr. Demir’e göre, zamanında konulan doğru tanı sayesinde eklemlerde oluşabilecek kalıcı hasarların önüne geçmek mümkün. Günümüzde kullanılan modern ve hedefe yönelik tedavilerle çocukların ağrısız, aktif ve sağlıklı bir yaşam sürmeleri sağlanabiliyor. Bunun için en önemli unsurların ise ebeveynlerin bilinçli yaklaşımı ve erken dönemde uygun tedaviye başlanması olduğunu ifade ediyor.
Tedavi edilmezse kalıcı hasara yol açabilir! –
Eklem içinde gelişen iltihaplanma durumu genel olarak “artrit” şeklinde adlandırılıyor. En sık görülen kronik artrit nedeni ise; ‘’Jüvenil idiopatik artrit’’ olarak bilinen çocukluk çağının iltihaplı eklem romatizmasıdır. Çocuklarda görülen iltihaplı romatizmal hastalıklar, bebeklik döneminden ergenliğe kadar her yaşta ortaya çıkabiliyor. Bu hastalıkların gelişiminde genetik yatkınlık, bağışıklık sisteminin düzensiz çalışması ve bazı enfeksiyonlar gibi çevresel tetikleyiciler rol oynayabiliyor. Doç. Dr. Ferhat Demir, eklem içinde devam eden iltihabın zamanında tedavi edilmemesi durumunda, eklem zarı ve çevre dokularda geri dönüşü olmayan hasarlar gelişebileceğine dikkat çekerek, “Tedavi geciktiğinde eklemlerde kalıcı şekil bozuklukları, yürüme güçlüğü ve büyüme çağındaki çocuklarda bacak boyu uzunluk farkları gibi ciddi sorunlarla karşılaşabiliyoruz. Bu nedenle erken tanı, eklem hasarının kalıcı hale gelmesini önlemede hayati öneme sahiptir” diye konuşuyor.
Eklemde şişlik varsa, zaman kaybetmeyin!
Çocuklarda iltihaplı romatizmal hastalıklar tek bir belirtiyle ya da birden fazla bulgunun birlikte görülmesiyle ortaya çıkabiliyor. Doç. Dr. Ferhat Demir, aşağıdaki belirti ve bulgulardan bir veya birkaçı eklem ağrısına eşlik ediyorsa, ‘Nasıl olsa geçer’ düşüncesiyle zaman kaybedilmemesi gerektiği uyarısında bulunuyor.
- Eklem üzerinde şişlik
- Eklem üzerinde sıcaklık artışı, bazen kızarıklık
- Özellikle sabahları görülen eklem tutukluğu ve hareket ettirmede zorluk
- Topallama veya yürüyüşte bozulma
- Ağrı veya hareket kısıtlılığı nedeniyle oyun oynamaktan ve günlük aktivitelerden kaçınma
Büyüme ağrısı mı, iltihaplı romatizma mı?
Büyüme ağrıları ile iltihaplı romatizmal hastalıklara bağlı eklem ağrıları arasındaki en önemli farklar; ağrının zamanı ve eşlik eden belirtiler oluyor.
- Büyüme ağrıları genellikle akşam veya gece saatlerinde ortaya çıkıyor
- Eklemde şişlik, kızarıklık veya ısı artışı olmuyor
- Sabahları çocuk tamamen rahatlamış olarak uyanıyor
İltihaplı romatizmaya bağlı eklem ağrılarında ise tablo farklı oluyor. Doç. Dr. Ferhat Demir, bu farkı şöyle açıklıyor: “İltihaplı romatizmal hastalıklarda ağrı genellikle sabah saatlerinde daha belirgindir. Eklem ağrısına sıklıkla şişlik, eklem üzerinde sıcaklık artışı ve sabahları belirgin tutukluk eşlik eder. Çocuklar sabah yataktan kalkmakta zorlanabilir ve gün içinde hareket etmekte güçlük yaşayabilir.”
Tedaviyle sağlıklı bir gelecek mümkün!
Çocuklarda iltihaplı romatizmal hastalıkların tanısı; ayrıntılı fizik muayene, kan testleri ve gerektiğinde ultrason veya manyetik rezonans (MR) gibi görüntüleme yöntemleriyle konuluyor. “Amacımız, eklem içindeki iltihabı tamamen kontrol altına alarak ağrıyı ve hareket kısıtlılığını ortadan kaldırmak, eklem fonksiyonlarını korumaktır” diyen Doç. Dr. Ferhat Demir, sözlerine şöyle devam ediyor: “Birinci, ikinci basamak tedaviler ile hastalığı hızlıca söndürüp, çocuğumuzun normal hayata en hızlı şekilde dönmesini sağlayabiliyoruz. Günümüzde kullanılan modern ve hedefe yönelik tedavilerle, dirençli hastalarda bile son derece başarılı sonuçlar elde ediyoruz. Uygun tedavi ile çocuklar okullarına devam edebilmekte, spor yapabilmekte ve yaşıtları gibi tamamen sağlıklı, aktif bir yaşam sürdürebilmektedir.”
