Çocuklarda Astım Atakları Hava Değişimleriyle Artabilir!
Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Doç. Dr. Ayhan Söğüt, astımın çocuklar arasında yaygın bir akciğer hastalığı olduğunu vurguluyor. Söğüt, “Astım atakları genellikle yazdan sonbahara geçiş döneminde (okulların açılmasıyla) ve kış aylarında artış gösterir. Hava değişiklikleri, mevsim geçişleri, egzersiz yapma, stres durumları (ağlama veya gülme gibi), soğuk hava, rüzgar ve esintiye maruz kalma, ayrıca sigara dumanı, boya veya yumuşatıcı gibi kokularla temas ve grip ya da soğuk algınlığı gibi durumlar, astıma bağlı öksürük ve hırıltılı solunum gibi yakınmaların başlamasına neden olabilir” açıklamasında bulundu.
Medical Park Yıldızlı Hastanesi’nde görev yapan Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Doç. Dr. Ayhan Söğüt, çocuklarda astım konusunda önemli bilgiler paylaştı.
Doç. Dr. Söğüt, astımın çocuklar arasında yaygın bir akciğer hastalığı olduğunu belirterek, “Hastalığın gelişiminde genetik ve çevresel faktörler büyük rol oynamaktadır. Astım için risk faktörleri arasında ailede astım öyküsü, çocuğun egzama, saman nezlesi veya besin alerjisi geçmişi olması ve cilt veya kan testlerinde alerji bulgularının yüksek çıkması yer alır. Astımlı çocuklarda en sık karşılaşılan belirtiler tekrarlayan öksürük ataklarıdır. Bunun yanı sıra, hışıltılı solunum, nefes darlığı ve göğüste sıkışma hissi de görülebilir. Bu belirtiler genellikle buhar şeklinde uygulanan ilaçlarla kontrol altına alınabilir” şeklinde konuştu.
Yazdan Sonbahara Geçerken Karşılaşılabilecek Sağlık Problemleri
Doç. Dr. Ayhan Söğüt, astım hastalarının genellikle yaz aylarında daha rahat ettiklerini belirtti. Ancak, “Astım atakları yazdan sonbahara geçiş döneminde (okulların açılmasıyla) ve kış aylarında sıklıkla artış gösterir. Hava değişiklikleri, mevsim geçişleri, egzersiz, stres durumları (ağlama veya gülme gibi) ve soğuk hava, rüzgar ve esintiye maruz kalma, ayrıca sigara dumanı, boya ve yumuşatıcı gibi kokularla temas, grip ve soğuk algınlığı gibi durumlar astıma bağlı öksürük ve hırıltılı solunum gibi belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilir” ifadelerini kullandı.
Tekrarlayan Öksürük Belirtilerinde Uzman Hekime Başvurulmalı!
Doç. Dr. Ayhan Söğüt, hangi durumlarda uzman hekime başvurulması gerektiğini açıkladı. “Tekrarlayan öksürükler, göğüste hırıltılı solunum veya nefes darlığı yaşayan çocuklar için, özellikle sonbahar ve kış aylarında grip ya da soğuk algınlığı geçiren ve buhar şeklinde verilen ilaçlarla rahatlayan durumlarda, astım olasılığı öncelikle düşünülmelidir. Bu tür belirtileri olan çocukların bir çocuk alerji uzmanı tarafından değerlendirilmesi en uygun yaklaşımdır. Çünkü astımla benzer belirtiler gösteren başka hastalıklar da (immün yetmezlik, kistik fibrozis, yabancı cisim aspirasyonu, tüberküloz, mide reflüsü vb.) bu tür yakınmalara yol açabilir. Çocuk alerji uzmanı tarafından yapılacak muayene ve gerekli testlerle doğru tanıya ulaşmak daha kolay hale gelecektir” dedi.
Hastalık Tanısı İçin Muayene ve Testler Gereklidir!
Hastalığın tanısı, muayene ve çeşitli testlerle (kandaki ve/veya ciltteki alerji testleri, solunum fonksiyon testleri) konulabilir. Astım hastasının duyarlı olduğu alerjenler, çocuk alerji uzmanı tarafından gerçekleştirilen cilt ve kan testleri ile tespit edilebilir. Solunum fonksiyon testleri, akciğer fonksiyonlarındaki bozulmanın derecesini değerlendirmek için kullanılır. Astım hastasının bir çocuk alerji uzmanı tarafından muayene edilmesi, alerji testlerinin yapılması ve ilaç tedavisinin düzenlenip takibe alınması oldukça önemlidir. Zira astım, kronik bir hastalık olduğundan, ilaçların dozları ve çeşitleri, tedavi süresinin ne zaman sonlanacağı ve hastalığın kontrol altında olup olmadığı gibi konular uzmanlık gerektirir. Ayrıca, alerjen duyarlılığı tespit edilen bazı astımlı hastalarda, çocuk alerji uzmanı tarafından uygulanacak immünoterapi (aşı tedavisi) başlatılması da gerekli olabilir.
Geniz Akıntısı ve Hapşırık Belirtilerine Dikkat!
Belirtiler hakkında bilgi veren Doç. Dr. Ayhan Söğüt, “Astım hastalarının büyük bir kısmında alerjik nezleye (burunda kaşıntı, geniz akıntısı, tıkanıklık, hapşırık), uyku apne hastalığına (gece uyku sırasında horlama, ağzı açık uyuma, nefes tutma) gibi olumsuz durumlara rastlanmaktadır. Ayrıca, gastroözofageal reflü hastalığı (gece boyunca yastığa su akması, gece yalanma, yutkunma zorluğu, gündüzleri karın ağrısı, bulantı, geğirme, ağza acı-ekşi su gelmesi, boğazda ağrı ve yanma, ses kısıklığı) ve sinüzit gibi sorunlar da görülebilir. Bu durumların muayene sırasında sorgulanması büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.
Astımlı Kişilere Önerilen İpuçları!
Doç. Dr. Söğüt, son olarak astım hastalarının dikkat etmesi gerekenleri ise şöyle sıraladı:
- “Astım ilaçlarını çocuk alerji uzmanının tarif ettiği şekilde (düzenli olarak, uygun teknikle ve önerilen dozda) kullanmalı.
- Hastanın Çocuk Alerji Uzmanı tarafından belli aralıklarla (iki – üç ayda bir kere) kontrol muayeneleri yapılmalı.
- Bir çocuk astım atağı (öksürük, hırıltılı solunum) geçirdiğinde çocuk alerji uzmanı tarafından tekrar değerlendirilmeli.
- Alerjen duyarlılığı saptanmış ise bu alerjenden mutlaka uzak durmalı.
- Soğuk, rüzgarlı ve esintili havalarda dış ortamda egzersiz yapmamalı.
- Sigara dumanı, boya ve parfüm kokularına maruz kalmamalı.
- Kalabalık, kapalı, tozlu ve rutubetli ortamlardan uzak durmalı.
- Astımlı çocuğun odası aydınlık, güneş gören ve havadar bir oda olmalı. Odada rutubet olmamalı. Hastanın odasında haftada 3 gün ıslak bezle toz temizliği yapılmalı, hastanın yanında elektrik süpürgesi ile temizlik yapılmamalı.
- Astımlı hastanın odasının zemininde kalın halı, kilim, halıflex ve kumaştan koltuklar bulunmamalı. İnce bir kilim bulundurulmalı, bu kilim de haftada bir silkelenmeli. Yün yastığı, yünlü battaniye, yün yatağı kullanılmamalı. Pamuktan yapılmış yastık kullanılabilir.
- Astımlı hasta katkı maddeli ve baharatlı gıda yememeli, asitli içeceklerden uzak durmalıdır.
- Süt, yumurta, et, meyve ve sebze yeterli miktarda almalı, haftada 1-2 kez balık tüketmelidir.”
