Kene Temasına Karşı Dikkat! Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Riskini Azaltan 7 Önlem

Bahar ve yaz aylarının gelmesiyle birlikte piknik, kamp, tarım faaliyetleri ve doğa yürüyüşleri gibi açık hava etkinlikleri artarken, kene kaynaklı hastalıklara karşı dikkatli olunması gerektiği belirtiliyor. Uzmanlar, özellikle kırsal bölgeler, çayırlık alanlar ve ormanlık bölgelerde daha sık karşılaşılan kene tutunmalarının, erken fark edilmediği durumlarda ciddi sağlık sorunlarına hatta hayati risklere yol açabileceği konusunda uyarıyor.

Acıbadem Taksim Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilara Akman, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’nin (KKKA) en sık enfekte kenelerin insan vücuduna tutunmasıyla bulaştığını belirterek, enfekte hayvanların kanı ve vücut sıvılarıyla temasın ya da hastaların kan ve vücut sıvılarına korunmasız maruz kalmanın da bulaş riskini artırdığını ifade ediyor. Özellikle doğayla temasın yoğunlaştığı dönemlerde hastalık hakkında doğru bilgi sahibi olmanın büyük önem taşıdığını vurguluyor.

Dr. Akman’a göre hastalık belirtileri genellikle kene temasından sonraki 1 ila 3 gün içinde ortaya çıkarken, bazı vakalarda bu süre 10 güne kadar uzayabiliyor. İlk belirtiler arasında ani yükselen ateş, halsizlik, kas ve eklem ağrıları, baş ağrısı, bulantı, karın ağrısı ve ishal yer alıyor. Hastalığın ilerleyen evrelerinde ise cilt altında morarmalar, burun ve diş eti kanamaları ile idrar veya dışkıda kan görülmesi gibi daha ciddi bulgular gelişebiliyor.

Ateşle birlikte yaygın vücut ağrıları ve kanama belirtilerinin görülmesi halinde KKKA olasılığının mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dr. Akman, erken tanı ve zamanında başlanan tedavinin yaşam kurtarıcı olduğunu ifade ediyor. Uzmanlar, kene temasına karşı alınacak basit ama etkili önlemlerin hastalıktan korunmada önemli rol oynadığını hatırlatıyor.

Açık alanlarda koruyucu kıyafet giyin

Piknik, kamp, doğa yürüyüşü veya tarla-bahçe işleri sırasında mümkün olduğunca uzun kollu giysiler tercih edilmeli, pantolon paçaları çorap içine sokulmalıdır. Açık renkli kıyafetler kullanılması, kenelerin daha kolay fark edilmesini sağlar.

Kene kovucu ürünlerden yararlanın

Cilde veya kıyafetlere uygulanabilen, Sağlık Bakanlığı onaylı kene kovucu ürünler özellikle riskli bölgelerde koruyucu olabilir. Ancak bu ürünlerin kullanım talimatlarına uygun uygulanması gerekir.

Doğadan döndükten sonra mutlaka vücut kontrolü yapın

Kene genellikle saçlı deri, kulak arkası, koltuk altı, kasık bölgesi, diz arkası gibi fark edilmesi zor alanlara tutunmakla birlikte vücudun her yerinde olabilir. Açık alandan dönüşte, kişinin hem kendisini hem de çocuklarını tüm kıyafetlerini çıkararak dikkatlice kontrol etmesi büyük önem taşır. Kene vücuttan ne kadar kısa sürede uzaklaştırılırsa hastalık riski o kadar azalır.

Keneyi yanlış yöntemlerle çıkarmaya çalışmayın

Kenenin üzerine kolonya, sigara, sabun, deterjan veya kimyasal madde dökmek son derece yanlış bir uygulamadır. Bu uygulamalar kenenin strese girerek taşıdığı virüsü daha fazla salgılamasına neden olabilir ve bulaş riskini artırabilir. 

Keneye çıplak elle temas etmeyin

Kene ezilmemeli, çıplak elle tutulmamalıdır. Çünkü virüs, ezilen kenenin vücut sıvılarıyla temas sonrası da bulaşabilir. Bir cımbız veya kene kartı yardımıyla, kenenin vücuda girdiği en yakın noktadan (baş kısmından) tutularak tek hamlede dik bir şekilde çekilmelidir. Eğer kişi kendine güvenemiyorsa, vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.

Hayvan teması sırasında da dikkatli olun

Sadece kene değil, enfekte hayvanların kan ve vücut sıvılarıyla temas da hastalık bulaşına neden olabilir. Özellikle hayvancılıkla uğraşan kişilerin eldiven ve koruyucu ekipman kullanması büyük önem taşır.

Kene tutunmasından sonra 10 gün belirtilere dikkat edin

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilara Akman, kene tutunması durumunda kişinin ateş, halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı veya kanama bulguları açısından dikkatli olması gerektiğini belirterek şöyle diyor: “Özellikle ilk 10 gün kritik önem taşır. Herhangi bir şikayet gelişmesi halinde mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, tedavisi ihmal edildiğinde ağır sonuçlara yol açabilen ciddi bir enfeksiyon hastalığıdır. Tüm tedavi yöntemlerine rağmen bazen ağır vakalar kaybedilebildiği için, korunma önlemleri kritik önem taşımaktadır. Doğru bilgi, erken farkındalık ve basit korunma yollarıyla hastalık büyük ölçüde önlenebilir.