Cushing Hastalığı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Vücudun dengesi için iç salgı bezlerinin uyum içinde çalışması önemlidir. ACTH salgılayan hücrelerde tümör oluşursa, ACTH ve kortizol seviyeleri kontrolsüzce artabilir, bu da Cushing hastalığının belirtilerine yol açabilir. Liv Hospital Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Nurperi Gazioğlu açıklıyor.

Cushing hastalığı toplumda pek bilinmeyen nadir görülen bir rahatsızlıktır. Hipofiz bezinin ön bölümü iç salgı bezlerinden biridir ve farklı hormonları salgılamak için özelleşmiş hücreler içerir. ACTH hormonu, böbrek üstü bezinin dış bölümünü uyaran bir hormondur ve ACTH-salgılayan hipofiz hücrelerinde üretilir. Böbrek üstü bezi, ACTH uyarısıyla kortizol adı verilen hormonu salgılar. Sağlıklı bireylerde iç salgı bezleri uyum içinde çalışır ve vücudun ihtiyacına göre hormon üretir. Ancak ACTH-salgısı yapan hücrelerde tümör oluştuğunda, kan içindeki ACTH ve buna bağlı olarak kortizol miktarı kontrolsüz bir şekilde artar, böylece Cushing hastalığının belirtileri ortaya çıkar.

Cushing hastalığı belirtileri arasında kilo alma veya kilo verememe, yüzün yuvarlaklaşması, kızarıklık, sivilcelenme, kıllanma artışı, ciltte incelme, kolay morarma, saç dökülmesi ve kilo gövdede birikirken kolların ve bacakların incelmesi yer alır. Belirtiler hastadan hastaya değişebilir ve basit şişmanlıkta da görülebilir. Ayrıca, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kemik erimesi ve katarakt gibi metabolik komplikasyonlar da ortaya çıkabilir. Erken tanı ile bu komplikasyonların önüne geçilebilir. Tedavi edilmeyen durumlarda ise beyin ve kalp damarlarında tıkanma riski artar.

Cushing Hastalığı Şüphesi? Endokrinoloji Uzmanına Başvurun!

Cushing hastalığının belirtileri fark edildiğinde endokrinoloji uzmanına danışılmalıdır. Tanı için detaylı kan ve idrar testlerinin yanı sıra hipofiz MR tetkiki ve bazen ek görüntüleme yöntemleri kullanılabilir.

Cushing Hastalığı Tanısı Sonrası Tedavi Süreci

Cushing hastalığının tanısı konduktan sonra tedavisi, hipofiz tümörlerinin cerrahisinde deneyimli beyin cerrahları tarafından hipofiz bezindeki tümörün çıkarılmasını içerir. Tümörler genellikle iyi huylu kabul edilir, ancak bazıları çevre yapılarla etkileşime geçebilir ve tamamen çıkarılması zor olabilir. Günümüzde en yaygın ve etkili yöntem endoskopik transsfenoidal cerrahidir. Cerrahi müdahaleden sonra, düzenli endokrinoloji ve beyin cerrahisi kontrolleri gereklidir. Remisyon durumu kan testleri ve MR kontrolleri ile izlenir. Cerrahi başarısız olduğunda, radyoterapi gibi ek tedaviler düşünülebilir, ancak bu genellikle son çaredir.