Nefes Almakta Zorlanıyorsanız Sebebi Hava Yolu Darlığı Olabilir!
Hava yolu darlığı, üst solunum yollarında meydana gelen daralmalar sonucu hava geçişinin kısıtlanmasıyla ortaya çıkan ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen bir sağlık sorunudur. Gırtlak, gırtlak üstü ve gırtlak altı bölgedeki hava borusunda görülen yapısal problemler, nefes almayı güçleştirebilir ve hastalarda nefes darlığına neden olabilir.
Bu tür vakalarda, halk arasında “boyundan delik açılması” olarak bilinen trakeostomi gerekliliği hastaları endişelendirebilir. Ancak Memorial Ankara Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Doç. Dr. Mehmet Burak Aşık’a göre, doğru zamanda ve uygun yöntemle uygulanan cerrahi müdahaleler sayesinde birçok hastada kanülsüz, yani boyundan delik açılmadan yaşamak mümkün olabiliyor.
Doç. Dr. Aşık, hava yolu darlıklarının teşhisinde ve tedavisinde günümüzde gelinen noktayı anlatarak, bu sorunun kontrol altına alınabileceğini ve hastaların yaşam konforunun önemli ölçüde artırılabileceğini belirtiyor.
Hava Yolu Darlığı, Astım ya da KOAH Gibi Görünebilir!
Akciğerin üst kısmında yer alan hava yollarındaki sorunlar, solunum sistemindeki üst hava yolu darlıklarıyla ilişkilidir. Her ne kadar nadir görülen bir hastalık grubu olsa da; uzun süre yoğun bakımda kalmak, entübasyon geçmişi, boyun bölgesine uygulanan radyoterapi, travmaya maruz kalmak veya tiroid cerrahisi öyküsüne sahip olmak bu duruma zemin hazırlayabilir.
Bu tür sorunlar yaşayan hastaların bir kısmı, başlangıçta astım ya da KOAH tanısıyla tedavi edilmektedir. Ancak uygulanan tedavilere rağmen nefes darlığı şikayetinde belirgin bir iyileşme görülmemesi halinde yapılan üst hava yolu endoskopik muayeneleri, durumun farklı bir nedeni olabileceğini ortaya koymaktadır. İncelemeler sonucunda bazı hastalarda iki taraflı ses teli felçleri ve buna bağlı hava yolu darlıkları saptanabilmektedir.
Bu nedenle, tedaviye yanıt vermeyen nefes darlığı şikayetlerinde üst hava yolu hastalıklarının da göz önünde bulundurulması büyük önem taşır.
Hava yolu darlıklarının başlıca nedenleri;
- Boyun travmaları
- Boyuna alınan radyoterapi
- Gırtlak kanseri
- Uzun süre entübasyon altında kalmak
- Uzun süre yoğun bakımda kalmak
- Tiroid ameliyatı sonrası gelişen 2 taraflı ses teli felçleri
Nefes Darlığı, Ses Kısıklığı ve Yutma Güçlüğü: En Sık Görülen Belirtiler!
Covid-19 pandemisinin ardından, uzun süre yoğun bakımda kalan ve entübe edilen hasta sayısındaki artışla birlikte, üst hava yolu darlıklarının görülme sıklığında da belirgin bir artış yaşanıyor. Bu tür darlıklarda en yaygın belirti, zamanla artan nefes darlığıdır. Eğer darlık gırtlak bölgesine yakınsa, buna ses kısıklığı ve yutma güçlüğü gibi şikayetler de eşlik edebilir.
Üst hava yolu darlıkları genellikle yavaş ilerler; hastada bir anda ortaya çıkan ani nefes kaybı yerine, giderek artan bir solunum sıkıntısı görülür. Ancak kişi, basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu geçirdiğinde, bu tablo birden kötüleşebilir ve ciddi nefes darlığı ortaya çıkabilir. Nefes alırken çıkan belirgin sesler de bu durumun habercisi olabilir.
Ayrıca, ses kısıklığı veya yutma bozukluğu yaşayan hastaların bu belirtileri göz ardı etmeden, mutlaka bir kulak burun boğaz uzmanına başvurmaları büyük önem taşır. Erken tanı ve doğru müdahale, bu rahatsızlıkların yaşam kalitesi üzerindeki etkisini önemli ölçüde azaltabilir.
Hava Yolu Darlıkları Hem Endoskopik Hem Açık Cerrahi ile Giderilebiliyor!
Hava yolu darlıklarının tanı sürecinde, öncelikle endoskopik muayene ile gırtlak fonksiyonları detaylı bir şekilde değerlendirilir. Bu işlem sırasında, endoskopi cihazı ile gırtlağın altına inilerek hava borusunun iç yapısı da gözlemlenir. Eğer bu muayene poliklinik şartlarında gerçekleştirilemiyorsa, endoskopi işlemi genel anestezi altında ameliyathane ortamında yapılır.
Boyunda kitle tespit edilen, gırtlakta kanser şüphesi olan ya da boyun bölgesine radyoterapi uygulanmış hastalarda ileri görüntüleme için tomografi çekimi gereklidir. Ayrıca, tanının netleşmesi adına hastalarda varsa eşlik eden akciğer problemleri de kapsamlı bir şekilde araştırılır.
Tedavi aşamasında ise cerrahi yöntemler ön plandadır. Bu tedaviler iki ana gruba ayrılır: endoskopik cerrahi ve açık cerrahi. Özellikle çift taraflı ses teli felçlerinde, ses tellerinin arka kısmına uygulanan lazer destekli cerrahi tekniklerle hastalara nefes alma kolaylığı sağlanabilmektedir. Bu sayede, hem solunum fonksiyonları iyileştirilir hem de yaşam kalitesi artırılır.
Solunum Yolu Enfeksiyonlarından Korunmak İçin Zamanında Tedbir Şart!
Hava yolu darlığı tedavi edildikten sonra nadiren tekrarlayabilir. Ancak bazı hastalarda cerrahi müdahalelere rağmen, boyundan hava deliği açılması gerekebilir. Bu nedenle, hava yolu darlığı bulunan kişiler özellikle entübasyon ve yoğun bakım süreçlerinde mutlaka doktorlarına bu durumu bildirmelidir.
Hastaların üst ve alt solunum yollarını etkileyen enfeksiyonlardan korunması büyük önem taşır. Ayrıca sigara ve alkol kullanımından kaçınılmalı, reflü gibi mide rahatsızlıklarının kontrol altına alınması sağlanmalıdır. Tedavi sonrası dönemde hastaların hafif tempolu yürüyüş yapması, dengeli ve hafif beslenmesi ile bol su tüketimine dikkat etmesi önerilir.
