Çocuklarda Ani İshal ve Kusma Ciddiye Alınmalı!

Mide ve bağırsak sisteminin genellikle enfeksiyon kaynaklı iltihabı olarak tanımlanan gastroenterit, halk arasında “mide gribi” olarak bilinse de, özellikle çocukluk çağında ciddi bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. Ülkemizde çocuklarda en sık rastlanan hastalıklardan biri olan gastroenterit, özellikle yaz aylarında enfeksiyonların artış göstermesiyle birlikte acil servis başvurularında büyük bir yer tutuyor.

Acıbadem Kartal Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Giray Girgin, yaz döneminde çocuk acil servislerine başvuranların büyük bir kısmının gastroenterit nedeniyle geldiğini belirterek, “Sulu ishal, mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı şikayetleriyle getirilen her iki çocuktan birine bu tanı konuluyor. Bazı bölgelerde bu oran %60’a kadar çıkabiliyor” diyor.

Dr. Girgin’e göre gastroenterit, sadece bireysel sağlık açısından değil, aynı zamanda toplum sağlığı açısından da önemli bir tehdit oluşturuyor. Bu nedenle, belirtilerin hafife alınmaması ve zamanında tıbbi müdahale edilmesi büyük önem taşıyor.

Belirtiler 24 Saatten Uzun Sürüyorsa Ciddiye Alınmalı!

Toplumda genellikle hafif ve geçici bir hastalık olarak görülen gastroenterit, özellikle küçük çocuklarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilecek riskli bir tabloya dönüşebilir. En büyük tehlike ise, kısa sürede gelişebilen dehidratasyondur. Bu nedenle ebeveynlerin belirtileri erken fark etmesi ve çocuğun genel durumunu yakından izlemesi büyük önem taşır.

Acıbadem Kartal Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Giray Girgin, gastroenterit vakalarının zamanında fark edilip doğru şekilde yönetilmesi durumunda genellikle tamamen düzeldiğini vurgulayarak şu uyarıda bulunuyor:

“Tedavide gecikme yaşanırsa, özellikle küçük çocuklarda sıvı kaybı hızla artabilir. Bu da böbrek fonksiyonlarının bozulmasına, bilinç değişikliklerine ve nadiren hayati risklere neden olabilir. Gastroenterit yalnızca basit bir ishal olarak değerlendirilmemeli, çocuğun genel durumu dikkatle takip edilmelidir.”

Dr. Girgin ayrıca bazı vakaların bakteriyel ya da paraziter kökenli olabileceğini, bu nedenle evde yapılan müdahalelerin yetersiz kalabileceğini belirtiyor. Bu noktada kritik eşik ise belirtilerin başladığı ilk 24 saattir. Eğer bu süre içinde iyileşme gözlemlenmiyorsa ya da çocuk yeterli sıvı alamıyorsa, vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğinin altını çiziyor.

Yaz aylarında çok sık görülüyor, çünkü…

Yaz mevsiminin, gastroenterit tablolarının en sık görüldüğü dönemlerden biri olduğu belirtiliyor. Zira, sıcak hava nedeniyle gıdalar daha fazla bozuluyor ve dışarıda tüketilen yiyecek ile içeceklerin hijyen koşullarının kontrolü zorlaşıyor. Ayrıca yüzme havuzları, plajlar ve açık hava aktiviteleri sırasında çocukların kirli suyla temas edebilmeleri de bir başka önemli riski oluşturuyor.

Özellikle 2 yaş altındaki bebekler büyük risk altında!

Gastroenterit her yaş grubunda görülse de en çok 6 ay ile 5 yaş arasındaki çocukları etkiliyor. Özellikle 2 yaş altındaki bebeklerde bağışıklık sisteminin henüz gelişmemiş olması ve vücutlarının sıvı kaybına karşı daha savunmasız olması nedeniyle hastalık daha hızlı ve ağır seyredebiliyor. Dr. Giray Girgin, dolayısıyla bu yaş grubunda enfeksiyonlara karşı hem dikkatli olmanın hem de erken müdahalenin çok daha büyük önem taşıdığını vurguluyor. 

“Su içebiliyorsa ciddi bir sorun yoktur” hatasına düşmeyin! 

Toplumda sıkça duyulan hatalı inanışlardan biri, “Çocuk bir şey yemese de su içebiliyorsa ciddi bir sorun yoktur” düşüncesi oluyor. “Oysa gastroenterit vakalarında sadece sıvı kaybı değil, elektrolit dengesizlikleri de gelişebilir” uyarısında bulunan Dr. Giray Girgin, şunları söylüyor: “Özellikle küçük yaş grubundaki çocuklar bu dengesizliklere karşı daha hassastır ve hızlı müdahale gerektirecek tablolar ortaya çıkabilir. Bu nedenle ağızdan sıvı alımı tek başına yeterli bir gösterge olarak değerlendirilmemeli, çocuğun genel durumu, idrar çıkışı ve hidrasyon bulguları bütüncül şekilde göz önünde bulundurulmalıdır.”

Halk arasında “mide gribi” olarak biliniyor, ancak! 

Halk arasında “mide gribi” olarak bilinse de bu hastalık grip virüsüyle değil; bağırsaklara yerleşen virüs, bakteri veya parazitlerle meydana geliyor. Gastroenteritin en yaygın nedeni ise virüsler oluyor. Özellikle rota virüsün çocukluk çağında en sık rastlanan viral gastroenterit etkeni olduğunu söyleyen Dr. Giray Girgin,  “Rota virüs dışında noro virüs, adeno virüs ve astro virüs gibi başka virüsler de benzer tabloya neden olabilir. Daha nadiren ise bakteriler ve parazitler sorumlu olabilir” bilgisini veriyor.

Bu belirtiler varsa, zaman kaybetmeyin!

Gastroenterit tablosunda çocuklarda en yaygın görülen belirti, sulu ishal oluyor. Buna ek olarak; kusma, karın ağrısı, ateş, halsizlik ve iştahsızlık da sık görülüyor. Hastalık ilerledikçe vücut sıvı kaybediyor; çocukta ağız kuruluğu, gözyaşında azalma ile ciltte kuruluk gibi dehidratasyon bulguları ortaya çıkıyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Giray Girgin, erken tanı sayesinde sıvı kaybı oluşmadan ve genel   durum bozulmadan tedaviye başlanabildiğini vurgulayarak, “Günde 3’ten fazla sulu ishal, her beslenme sonrasında kusma, yüksek ateş, ağızdan sıvı alamama, ağız kuruluğu, idrar yapmama ve bilinç değişikliği gibi durumlarda ebeveynler vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmalıdır” sözleriyle uyarıda bulunuyor. 

Ağır tablolarda hastaneye yatış gerekebilir!

Gastroenterit tanısı genellikle çocuğun öyküsü ve muayeneyle konuyor. Bazı durumlarda, dışkı tahlili, kan testleri veya idrar tetkikleri gerekebiliyor. Tedavide temel amaç; vücudun kaybettiği sıvı ve elektroliti yerine koymak.  Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Giray Girgin, hafif tablolarda vücuttaki sıvı kaybının evde ağızdan sıvı takviyesiyle sağlanabildiğini belirterek, “Şiddetli tablolarda ise hastane ortamında damar yoluyla sıvı tedavisi gerekir. Antibiyotikler sadece bakteri kaynaklı hastalıklarda kullanılır. Bu sebeple, bilinçsiz antibiyotik kullanımından kaçınılmalıdır” diyor. 

Bu önlemler hastalıktan koruyor! 

Bazı basit önlemlerle çocukları gastroenteritten  korumanın mümkün olduğunu anlatan Dr. Giray Girgin, ebeveynlerin dikkat etmeleri gereken kuralları şöyle özetliyor: “Ellerin sık sık sabunla yıkanması, sebze ile meyvelerin bol suyla iyi yıkanması, dışarıda satılan yiyeceklerden kaçınılması, temiz su tüketilmesi ve oyuncakların temizliğine dikkat edilmesi önemlidir. Ayrıca, rota virüs aşısı da güçlü bir koruyucu önlemdir.”