Bayer Radyoloji: Tıbbi Görüntüleme Kanser Tedavisinde Kilit Rol Oynuyor!

  • 2026 Avrupa Radyoloji Kongresi (ECR) kapsamında Bayer’in ev sahipliğinde Viyana’da düzenlenen medya etkinliğinde tıbbi görüntülemenin kanser tedavisindeki rolü ele alındı.
  • Artan kanser vakaları, hasta odaklı ve daha hedefli sağlık çözümlerine duyulan ihtiyacı artırıyor.
  • Tıbbi görüntüleme, kanser tedavisinin her aşamasında giderek daha merkezi bir rol üstleniyor.
  • Entegre ve hasta odaklı tedavi süreçlerini desteklemek için inovasyona ihtiyaç duyuluyor.

Dünya genelinde kanser vakalarının artış göstermesi, sağlık sistemleri üzerindeki yükü de giderek artırıyor. Avrupa Birliği’nde yeni kanser vakalarının sayısının 2022–2024 yılları arasında 4,5 milyondan 5,4 milyona yükselmesi bu tabloyu ortaya koyuyor. Bu gelişmeler doğrultusunda sağlık profesyonelleri, kanser tedavisinin farklı aşamalarında daha erken ve daha doğru kararlar alabilmek için gelişmiş tıbbi görüntüleme teknolojilerinden her geçen gün daha fazla yararlanıyor.

Radyolojinin sağlık alanındaki stratejik önemi, Bayer’in ev sahipliğinde Avusturya’nın Viyana kentinde düzenlenen 2026 Avrupa Radyoloji Kongresi (ECR) kapsamındaki medya etkinliğinde de gündeme taşındı. Etkinlikte alanında uzman konuşmacılar, tıbbi görüntüleme teknolojilerindeki güncel gelişmeleri ve kanser tedavisinde hasta sonuçlarını iyileştirebilecek yeni fırsatları değerlendirdi.

Günümüzde tıbbi görüntüleme, onkoloji alanında yalnızca tanı koyma aşamasıyla sınırlı kalmıyor. Tarama, erken tespit, tanı, tedavi planlaması ve tedavi sürecinin izlenmesi gibi kanser yönetiminin tüm aşamalarında önemli bir rol üstleniyor. Gelişmiş görüntüleme yöntemleri, tümörün invaziv olmayan şekilde bütüncül olarak değerlendirilmesine olanak tanırken, biyopsilerden elde edilen verileri de tamamlayarak hedefe yönelik ve hasta odaklı tedavi yaklaşımlarını destekliyor. Bu sayede radyoloji uzmanları artık sadece statik görüntülerle yetinmeyip hastalığın seyri hakkında daha kapsamlı bilgiler elde edebiliyor. Elde edilen bu veriler, tedavi kararlarının şekillenmesine katkı sağlarken, uygulanan tedavinin beklenen etkiyi göstermediği durumlarda gerekli düzenlemelerin yapılmasına da yardımcı oluyor.

Bayer Radyoloji Global Medikal İşler Başkanı Dr. Peter Seidensticker, tıbbi görüntülemenin günümüzde klinik karar süreçlerinde çok daha merkezi bir rol üstlendiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Tıbbi görüntüleme artık yalnızca bir tanı aracı değil, klinik kararları yönlendiren önemli bir bilgi kaynağı haline geldi. Görüntüleme teknolojileri, tümörün yalnızca belirli bir andaki görünümünü değil, zaman içindeki değişimini de ortaya koyabiliyor. Bu sayede hastayı merkeze alan, daha hassas ve kişiselleştirilmiş tedavi kararlarının alınmasına katkı sağlanıyor. Böylece görüntüleme yöntemleri, hassas onkolojinin daha uygulanabilir ve ölçülebilir hale gelmesine destek veriyor.

Etkinlikte ayrıca, görüntüleme teknolojilerindeki yeniliklerin tanı ve tedavi kararlarının çoğu zaman karmaşık olduğu ve hastalar açısından kritik sonuçlar doğurabilen farklı kanser türlerinde nasıl önemli katkılar sağlayabileceği de ele alındı. Uzmanlar, gelişmiş görüntüleme yöntemlerinin özellikle erken tanı ve doğru tedavi planlamasında hastalara önemli avantajlar sunduğuna dikkat çekti.

Örneğin yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda gelişmiş görüntüleme teknikleri, meme kanserinin tespitinde önemli bir rol üstlenebiliyor. Bunun nedeni, yoğun meme dokusunun kanser riskini artırabilmesi ve klasik yöntemlerle bazı bulguların daha zor fark edilebilmesi. Prostat kanserinde ise MRG destekli değerlendirmeler, biyopsi gereksiniminin daha doğru belirlenmesine yardımcı oluyor. Bu yaklaşım hem gereksiz invaziv işlemlerin azaltılmasına katkı sağlıyor hem de klinik açıdan önemli tümörlerde daha hedefli biyopsilerin planlanmasına imkân tanıyor.

Karaciğer kanserinde de gelişmiş görüntüleme teknolojileri önemli bir rol oynuyor. Bu yöntemler sayesinde tümörün özellikleri daha ayrıntılı şekilde değerlendirilebiliyor, hastalığın hangi aşamada olduğu daha net anlaşılabiliyor ve uygulanan tedavilere verilen yanıt yakından takip edilebiliyor.

Viyana Tıp Üniversitesi Abdominal MRG Başkanı ve Kontrast Madde Araştırmaları Başkanı Prof. Dr. Ahmed Ba-Ssalamah, tıbbi görüntülemenin karaciğer kanserinde tümörün değerlendirilmesi ve tedavi sürecinin takip edilmesi açısından değerli bilgiler sağlayabildiğini ve bunun hem hepatoselüler karsinom gibi primer karaciğer kanserleri hem de karaciğere metastaz yapan kanserler için geçerli olabileceğini vurguladı.

Prof. Dr. Ba-Ssalamah sunumu sırasında, “Görüntüleme, karaciğer kanserinin erken dönemde tespit edilmesine ve hastalığın seyrinin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olabiliyor. Tanıyı desteklemesi, tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesine katkı sağlaması ve tedavi sürecinin farklı aşamalarında takip imkanı sunması sayesinde, hekimlerin tedavi sürecini hastaya özel olarak planlamasına destek olabiliyor” dedi.

Etkinliği değerlendiren Bayer Radyoloji Global Medikal İşler Başkanı Dr. Peter Seidensticker sözlerini şöyle tamamladı:

“Bayer olarak tıbbi görüntüleme alanındaki inovasyonlara katkı sağlamayı ve hasta odaklı yaklaşımla kanser tedavisini desteklemeyi hedefliyoruz. Sağlık ekosistemindeki paydaşlarla iş birliği içinde çalışarak radyolojinin tedavi sürecindeki rolünün güçlenmesine katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. Bu iş birlikleri sayesinde klinik karar alma süreçlerinin desteklenmesine, hasta sonuçlarının iyileştirilmesine ve görüntüleme alanındaki inovasyonların ihtiyaç duyulan alanlarda anlamlı bir katkı sunmasına yardımcı olabileceğimize inanıyoruz.”

Bayer Hakkında

Bayer, sağlık ve beslenme ile ilgili yaşam bilimleri alanlarında uzmanlaşmış küresel bir şirkettir. “Herkes için Sağlık, Sıfır Açlık” misyonu doğrultusunda, artan ve yaşlanan küresel nüfus nedeniyle çağımızın önemli sorunlarına ürün ve hizmetleriyle çözüm sunmaya katkıda bulunarak insanlara ve yaşadığımız gezegene destek olmayı amaçlamaktadır. Sürdürülebilir kalkınma ilkelerine bağlı olan şirket, faaliyet gösterdiği alanlarda olumlu etki yaratma konusunda kararlıdır. Bayer Grup, aynı zamanda inovasyon ve büyüme yoluyla değer yaratmayı ve kâr etme gücünü artırmayı hedeflemektedir. Bayer markası tüm dünyada güveni, kaliteyi ve güvenilirliği temsil etmektedir. 2025 mali yılı itibarıyla yaklaşık 88 bin çalışana ve 45,6 milyar Avro satış cirosuna sahip olan Bayer’in Ar-Ge harcaması ise 5,8 milyar Avro düzeyindedir.