Soğuyan Havalarda Göz Kuruluğuna Dikkat!
Kış mevsiminin gelişiyle birlikte gözlerde yanma, batma, yabancı cisim hissi, kızarıklık, sulanma, gün içinde bulanık görme ve göz yorgunluğu gibi göz kuruluğu belirtilerinin arttığına dikkat çeken Dünyagöz Ataşehir Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Sezer Hacıağaoğlu, bu durumun soğuk havalar ve çevresel faktörlerle yakından ilişkili olduğunu vurguluyor.
“Havaların soğumasıyla beraber kapalı mekanlarda daha fazla zaman geçiriyoruz. Bu ortamların nem oranı ise genellikle klima ve kalorifer gibi ısıtıcıların etkisiyle azalıyor. Dışarıda bulunduğumuzda bile genellikle yüzümüze ve gözlerimize doğrudan etki eden ısıtıcılara yakın duruyoruz. Bu durum, göz yüzeyimizi koruyan gözyaşı film tabakasının hızla buharlaşmasına yol açıyor. Ayrıca, soğuk hava ve rüzgar gibi çevresel faktörlerin de buharlaşmayı artırıcı bir etkisi bulunuyor,” diye belirtiyor.
Kış aylarında susama hissinin azalmasıyla birlikte daha az sıvı tüketildiğine de değinen Hacıağaoğlu, “Kış mevsiminde terleme azaldığı için vücudumuz daha az sıvı harcıyor. Ancak bunun bir sonucu olarak su tüketimimiz de düşüyor. Vücudumuzun su oranındaki bu azalma, cildimizin kurumasına neden olduğu gibi, gözyaşının su içeriğinin de azalmasına yol açarak göz kuruluğu riskini artırıyor,” ifadelerini kullanıyor.
Kışın Göz Sağlığı İçin Güneş Gözlüğü Şart!
Dünyagöz Ataşehir Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Sezer Hacıağaoğlu, göz kuruluğundan korunmak için alınması gereken önlemleri sıralayarak, özellikle çevresel faktörlere dikkat çekiyor.
“Bulunduğumuz ortamın nem oranını dengede tutmak, göz kuruluğunu önlemek için en önemli adımlardan biridir. Kalorifer peteklerine yerleştirilen nemlendirici cihazlar ya da ortam nemlendiriciler bu konuda oldukça etkili çözümler sunar. Özellikle gece uyuduğumuz odanın nem seviyesinin yeterli olması, sabah göz kuruluğu şikayetlerini azaltmada büyük bir rol oynar. Bunun yanı sıra, günlük su tüketimine dikkat etmek gerekir. Göz sağlığını korumak için günde en az 2 litre su içmeyi alışkanlık haline getirmeliyiz,” diyen Hacıağaoğlu, kış aylarında güneş gözlüğü kullanımının önemine de vurgu yaptı.
“Kış mevsiminde güneş gözlüğü kullanmak, hem kış güneşinin ultraviyole ışınlarına karşı gözleri korur hem de rüzgar ve soğuğa karşı bir bariyer oluşturarak gözyaşı buharlaşmasını önler. Özellikle bisiklet ve motosiklet kullanıcıları, rüzgar maruziyeti nedeniyle sulanma ve göz kuruluğu gibi şikayetleri sıkça yaşar. Bu şikayetlerin önüne geçmek için mutlaka kask kullanılmalı ve sürüş sırasında vizör kapalı tutulmalıdır,” ifadelerini kullandı.
Göz Sağlığı İçin Muayene Önemli
Kuru göz teşhisi konmuş ve ilaç tedavisi alan hastaların, kış döneminde de bu tedaviyi aksatmaması gerektiğini vurgulayan Hacıağaoğlu, bu konuda dikkat edilmesi gereken noktaların altını çizdi.
“Eğer ilaç kullanımına rağmen şikayetlerde artış yaşanıyorsa, suni gözyaşı damlalarının daha sık kullanılması, gözlerin düzenli olarak dinlendirilmesi ve ekran maruziyetinin azaltılması alınabilecek ek önlemler arasındadır. Ancak tüm bu önlemler uygulanmasına rağmen göz kuruluğu şikayetleri devam ediyorsa ya da artıyorsa, mutlaka bir göz hastalıkları uzmanına başvurmalı ve detaylı bir muayene yaptırmalıyız,” ifadelerini kullanan Hacıağaoğlu, göz sağlığının düzenli kontrol ve özenle korunabileceğini hatırlattı.
