Yaz Aylarında Varisle Başa Çıkmanın 10 Etkili Yolu!

Günün sonunda artan bacak ağrısı ve yanma hissi, gece krampları, ayak bileklerinde belirginleşen şişlik ve varisli damar bölgelerinde kaşıntı gibi yakınmalar… Tüm bu belirtiler, ülkemizde her beş kişiden birinde görülen ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilen varis hastalığının temel göstergeleri arasında yer alıyor.

Toplardamarların genişleyip kıvrımlı bir yapı almasıyla oluşan ve zamanla ilerleme eğiliminde olan varis, kronik bir damar sağlığı sorunu olarak tanımlanıyor. En çok bacak bölgesinde ortaya çıkan bu rahatsızlık, özellikle yaz mevsiminde belirgin şekilde şikayetlere neden olabiliyor.

Acıbadem Bakırköy Hastanesi’nden Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Arnaz, sıcak havaların damarlar üzerinde genişletici etkiye sahip olduğuna dikkat çekiyor. Bu durumun damar içi basıncın artmasına ve buna bağlı yakınmaların şiddetlenmesine yol açtığını belirtiyor. Yazın artan terleme ve sıvı kaybı ise kanın daha yoğun hale gelmesine neden olarak dolaşımı zorlaştırıyor.

Bunun yanı sıra, yaz tatilleri boyunca yapılan uzun yürüyüşler, ayakta fazla zaman geçirilmesi, uçak ya da kara yoluyla yapılan uzun seyahatler gibi durumlar da bacaklardaki dolaşımı olumsuz etkileyerek ödem oluşma riskini artırıyor. Tüm bu etkenler, yaz aylarında varis hastalığına bağlı semptomların artmasına zemin hazırlıyor.

Varis Belirtileri Kontrol Altına Alınabilir!

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Arnaz, varis çoraplarının, damar duvarlarına uyguladığı dengeli baskı sayesinde kanın kalbe dönüşünü kolaylaştırarak tedavi sürecine önemli katkı sağladığını belirtiyor. Ancak yaz aylarında artan sıcaklık, birçok hasta için bu çorapları kullanmayı zorlaştırabiliyor.

Doç. Dr. Arnaz, varis çoraplarının yazın kullanılamadığı durumlarda, dolaşımı desteklemeye yönelik yaşam tarzı değişiklikleriyle şikayetlerin kontrol altına alınabileceğini vurguluyor. Yine de bu önlemlerin çorap tedavisinin yerini tam olarak tutamayacağını hatırlatan Arnaz, özellikle belirtilerin arttığı durumlarda mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini söylüyor.

Varisin yalnızca kozmetik bir sorun olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Arnaz, bu hastalığın altında yatan temel problemin toplardamar yetmezliği olduğunu belirtiyor. Tedavinin ihmal edilmesi durumunda, zamanla enfeksiyon gelişebileceğini ve hatta akciğerde pıhtı oluşumu gibi hayati riskler taşıyan komplikasyonların ortaya çıkabileceğini ifade ediyor.

Yaz mevsiminin varis hastaları için bazı zorlukları beraberinde getirdiğini dile getiren Doç. Dr. Ahmet Arnaz, şikayetleri hafifletmek ve damar sağlığını korumak adına dikkat edilmesi gereken 10 önemli noktaya değiniyor ve hastalar için hayati değerde önerilerde bulunuyor.

Varis İçin Güneşten Korunmak Şart!

Güneşlenmek, özellikle bacak bölgesinde doğrudan güneş ışığına maruz kalındığında, damarların genişlemesine neden olarak kanın bölgede birikmesini kolaylaştırır. Bu durum, varis hastalığı olan kişilerde şikayetlerin artmasına yol açabilir. Bu nedenle özellikle yaz aylarında, güneşin en yoğun olduğu öğle saatlerinde dışarıda uzun süre kalmaktan kaçınmak büyük önem taşır. Gölge alanları tercih etmek, hafif giysiler giymek ve bacakları doğrudan güneş ışınlarından korumak, damar sağlığını korumada etkili bir adımdır.

Bacaklarınıza soğuk su tutun

Sabah ve akşam bacaklara soğuk su tutmak damarların büzüşmesini sağlıyor ve şikayetleri azaltıyor.

Bacaklarınızı yukarı kaldırarak dinlendirin

Günde birkaç kez, 15-20 dakika boyunca bacakları kalp seviyesinden yukarıda tutmak, damarların dolaşımını destekliyor.

Varis çorabı kullanın

Günlük aktiviteler sırasında veya seyahat ederken doktor önerisiyle varis çorabı kullanmak şikayetleri azaltıyor. 

Hareketsiz kalmayın, kısa yürüyüşler yapın

Uzun süre oturmak veya ayakta durmak yerine, düzenli aralıklarla kısa yürüyüşler yapmak, bacakların kas pompasını aktive ediyor.

Serin ortamlarda bulunmaya çalışın

Klima bulunan alanlarda dinlenmek veya dışarı çıkarken serin saatleri tercih etmek, çorapsız geçen günleri daha rahatlatıcı kılıyor.

Bol bol yüzün 

Düzenli yüzmek hem kan dolaşımını destekliyor hem de bacakları serin tutarak kan dolaşımına doğal bir basınç etkisi sağlıyor.

Günde en az 2 litre su için

Su tüketimi kanın akışkanlığını koruması nedeniyle damar sağlığı için kritik bir önem taşıyor. Dolayısıyla her gün en az 2 litre su içmeyi alışkanlık edinmek gerekiyor.  

Bol kıyafetleri tercih edin

Dar kıyafetler, özellikle de karın bölgesine baskı yapanlar, bacaklardan kalbe dönen kan dolaşımını önleyerek bacak toplardamarında kanın daha fazla göllenmesine yol açabiliyor. Bu nedenle bol kıyafetleri tercih etmek önem taşıyor.  

Doktor önerisiyle bunları kullanın

Doktor önerisiyle kullanılabilecek olan bazı toplardamar güçlendirici kremler ve spreyler, geçici de olsa rahatlama sağlayabiliyor.