Rahim Ağzı Kanserine Karşı Sizi Koruyacak 3 Önemli Yöntem!
Rahim ağzı kanseri, dünya genelinde üreme çağındaki kadınlarda en sık rastlanan kanser türlerinden biridir. Her yıl dünya çapında yaklaşık 600 bin kadına, Türkiye’de ise 2 binden fazla kadına rahim ağzı kanseri tanısı konmaktadır. Rahim ağzı kanserinin temel sebebi Human Papilloma Virüsü (HPV) olarak bilinir ve bu kanser türü ülkemizde en sık görülen 3. jinekolojik kanser olarak öne çıkar.
Hastalık ileri evrede teşhis edildiğinde tedavi şansı önemli ölçüde azalırken, erken teşhis hayat kurtarıcı bir rol oynar. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ile Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Engin Çelik, düzenli kontrollerin önemine dikkat çekerek, “Düzenli muayene olan kadınlarda ileri evre rahim ağzı kanserine neredeyse hiç rastlanmamaktadır” diyor.
Rahim ağzı kanserine karşı etkili olan 3 temel yöntem ise aşı ve testlerden oluşuyor: HPV aşısı, PAP smear testi ve HPV taraması. HPV aşıları, bu kanser türünü büyük ölçüde önleyebilirken, PAP smear ve HPV testleri sayesinde kansere dönüşebilecek hücresel değişiklikler erken dönemde tespit edilip tedavi edilebiliyor.
Kadınların 21 yaşından itibaren herhangi bir şikayetleri olmasa bile, hekim tarafından aksi önerilmedikçe, her 3 yılda bir PAP smear testi yaptırmaları; 30 yaşından itibaren ise her 5 yılda bir HPV taraması yaptırmaları büyük önem taşır. Ayrıca, yüzde 90’a varan etkinliğiyle HPV aşısı, kanseri önleme konusunda önemli bir koruma sağlar. HPV aşısı için en uygun dönem 11-12 yaş arasıdır; ancak aşı 9-46 yaş arasında da etkili bir şekilde uygulanabilmektedir.
Vücut Virüsü Çoğu Zaman Yok Ediyor, Ancak Dikkat!
İnsan Papilloma Virüsü (HPV), DNA yapısına sahip bir virüs olup cilt ve mukozayı enfekte eden yaklaşık 200 farklı tipe sahiptir. En sık görülen türlerden biri ciltte siğil oluşumuna neden olan HPV tip 1’dir. Bunun yanı sıra genital bölgede en çok HPV tip 6 ve HPV tip 11’e rastlanmaktadır. HPV, çoğunlukla cinsel temas yoluyla bulaşır ve çok nadiren başka yollarla geçiş gösterebilir.
Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Engin Çelik, kadınların yüzde 80’inin yaşamları boyunca en az bir kez HPV ile karşılaştığını belirterek şu bilgileri paylaşıyor: “Vücudun bağışıklık sistemi genellikle HPV’yi 2 yıl içinde temizleyebilmektedir. Ancak kanserojen olan HPV Tip 16 ve Tip 18 gibi bazı türler, bağışıklık sisteminden kaçarak rahim ağzı hücrelerinin genomunu değiştirebilir ve kansere yol açabilir.”
Türkiye’de 30 yaş üzerindeki 7 milyon kadının katıldığı HPV taramalarında, kanser riski taşıyan türlerin yaklaşık yüzde 5 oranında bulunduğu tespit edilmiştir. Bu veriler, HPV tarama ve önleyici müdahalelerin önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.
Bu etkenler riski artırıyor!
Sigara, bağışıklık sistemini bozan hastalıklar veya ilaç kullanımı, çok sayıda doğum yapmak, erken yaşlarda cinsel birliktelik yaşamak ve birden fazla cinsel partnerin olması rahim ağzı kanserinin risk faktörlerini oluşturuyor. Ancak rahim ağzı kanseri düzenli jinekolojik muayene olmayan ve rahim ağzı kanseri taraması yaptırmayan kadınlarda görülüyor. Zira, erken teşhis sayesinde kanser öncüsü lezyonlar cerrahi müdahaleyle alınarak, kanserin oluşumu önlenebiliyor.
En sık görülen 3 belirtisine dikkat!
Human Papilloma Virüsü bulaştıktan sonra kansere ilerlemediği sürece belirti vermiyor. Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Engin Çelik, rahim ağzı kanserinin çoğunlukla HPV enfeksiyonundan yıllar sonra geliştiğini belirterek, “Lezyon oluşan kadınlarda en sık görülen şikayetler ise cinsel ilişki sonrası kanama, akıntı ve düzensiz vajinal kanamadır” diyor.
21 yaşından itibaren PAP Smear testi şart!
Rahim ağzı kanseri taraması, 21 yaşından itibaren, hekim aksini önermedikçe, her 3 yılda bir, jinekolojik muayene sırasında yapılan PAP Smear (rahim ağzı sürüntüsü) testiyle gerçekleştiriliyor. HPV taramasının da ülkemizde 30 yaşından sonra her 5 yılda bir yapılması öneriliyor. Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Engin Çelik, rahim ağzı kanseri taramasında ana hedefin rahim ağzı kanserine dönüşebilecek kanser öncülü lezyonların tespit edilmesi olduğunu vurgulayarak, “PAP Smear ve HPV testleri tarama testleri olup, anormal tarama testi sonuçları kanser varlığını göstermez. Tarama testlerinin sonuçları normal değilse tanı için rahim ağzının mikroskop benzeri bir aletle büyütülerek incelenmesini içeren kolposkopi işlemi yapılmaktadır. Kolposkopik inceleme sonrasında kanser öncülü lezyonlar tespit edilirse tedavi aşamasına geçilmektedir” diye konuşuyor.
Erken evrede ameliyatla tedavi ediliyor!
Rahim ağzı kanserinin tedavisi; hastanın yaşı, çocuk isteği ve hastalığın evresine göre planlanıyor. Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Engin Çelik, çok erken evrede tespit edilen ve rahminin korunmasını isteyen kadınlarda rahim ağzının koni şeklinde çıkarılmasının yeterli olabildiğini söylüyor. Hastalık çevre dokulara yayılmamışsa radikal histerektomi olarak adlandırılan ve rahmin alınmasını içeren ameliyatın yapıldığını belirten Doç. Dr. Engin Çelik, “İleri evrede ise cerrahi tedaviden ziyade kemoterapi ve radyoterapi tedavisi uygulanmaktadır” diyor.
