Böbrek Kanseri Uzun Süre Belirti Vermeden Seyredebiliyor!
Böbrek dokusundaki hücrelerden gelişen ve kontrolsüz çoğalma ile seyreden böbrek kanseri, çoğu vakada uzun süre belirti göstermediği için “sessiz ve sinsi” hastalıklar arasında yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2022 yılında dünya genelinde yaklaşık 434 bin kişiye böbrek kanseri tanısı konulurken, 156 binden fazla hasta bu hastalık nedeniyle yaşamını kaybetti. Türkiye’de ise her yıl ortalama 5 bin yeni böbrek kanseri vakası tespit ediliyor. Uzmanlar, güncel rakamların bu sayının daha da üzerine çıktığını ve vaka sayısının her yıl artış gösterdiğini belirtiyor. Mevcut artış eğilimi devam ederse, 2050 yılına gelindiğinde dünya genelindeki hasta sayısının yaklaşık iki katına çıkarak 800 binin üzerine ulaşması öngörülüyor.
Bu yükselişte obezite, hipertansiyon ve sigara kullanımının giderek yaygınlaşmasının önemli rol oynadığı ifade ediliyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ender Özden, böbrek kanserinde erken tanının hayati önem taşıdığını vurgulayarak, “Ailesinde böbrek kanseri öyküsü bulunanlar ile diyaliz aşamasında böbrek yetmezliği olan hastaların, erken tanı amacıyla yılda bir kez tüm batın ultrasonu yaptırmaları büyük önem taşıyor” uyarısında bulunuyor.
Bu risk faktörlerine dikkat!
Böbrek kanseri genellikle ilerleyen yaşlarda daha sık görülse de, son yıllarda 50 yaş altı bireylerde de artış dikkat çekiyor. Bu artışın özellikle yaşam tarzı faktörleriyle ilişkili olabileceği vurgulanıyor. Sigara kullanımı, obezite ve yüksek tansiyon; böbrek kanseri açısından bilimsel olarak etkisi kanıtlanmış üç temel risk faktörü olarak öne çıkıyor. Yapılan çalışmalar, böbrek kanserinin erkeklerde kadınlara oranla yaklaşık iki kat daha sık görüldüğünü ortaya koyuyor.
Çoğu zaman belirti vermeden ilerliyor!
Vücudun toksinlerden arınmasında hayati önem taşıyan böbreklerde gelişen kanser, genellikle sessiz bir seyir izliyor ve uzun süre herhangi bir belirti vermeden ilerliyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ender Özden, hastalık ileri aşamaya ulaştığında ise bazı şikayetlere veya bulgulara yol açabildiğini vurgulayarak, sözlerine şöyle devam ediyor: “En sık karşılaştığımız belirtiler idrarda kan görülmesi ve yan ağrısıdır. Ancak, hiç görmek istemediğimiz metastaz aşamasında, yayılım gösterdiği organlara bağlı olarak farklı şikayetlere veya bulgulara neden olabilmektedir.”
Tedaviden yüksek başarı sağlanabiliyor!
Böbrek kanseri belirtisiz ilerlediği için sıklıkla farklı bir nedenle yapılan ultrason, tomografi veya MR gibi görüntüleme tetkikleri sırasında tesadüfen saptanıyor. Her kanser türünde olduğu gibi böbrek kanserinde de erken teşhis hayati önem taşıyor. Erken evrede tanı konulduğunda tedaviden oldukça yüksek bir başarı sağlandığını belirten Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ender Özden, “Teşhis sonrasında, ekip çalışmasıyla, hastalığın evresine uygun bir tedavi planı oluşturulmaktadır. Tedavide multidisipliner yaklaşım hastaların hem yaşam sürelerini uzatmakta hem de kalitesini artırmaktadır” diyor. Tedavinin temelini cerrahi yöntemin oluşturduğunu anlatan Prof. Dr. Ender Özden, uygun hastalarda sadece tümörlü dokunun çıkarılarak böbreğin korunabildiğini, ancak tümörün boyutu ve yerleşimi buna izin vermediğinde, böbreğin tamamen alınmasının gerekebildiğini ifade ediyor.
