Geceleri Şiddetlenen Ağrılar: Kemik Tümörü Riskine Dikkat!
Ağrı, ortopedik sorunların birçoklarında sık görülen bir şikayettir; ancak kol ve bacaklardaki ağrılar her zaman kas ve iskelet sistemi travmalarıyla ilişkilendirilmeyebilir. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Ömer Yonga, “Geceleri şiddetlenen ve ağrı kesicilere yanıt vermeyen kemik ağrıları, uzun süre devam ediyorsa bir kemik tümörünün belirtisi olabilir” şeklinde uyarıda bulundu. Op. Dr. Yonga, “Bu sinsi belirtiler çoğu zaman diğer hastalıklarla karıştırılabilir. Ancak erken teşhis, hastalığın seyrini olumlu yönde etkileyebilir ve tedavi süreci başarılı bir şekilde yürütülebilir” dedi.
Kemik tümörleri, yaygın olmamakla birlikte çocukluk, genç erişkinlik ve yaşlılık gibi farklı yaş gruplarında çeşitli formlar halinde ortaya çıkabilmektedir. Ortopedik Onkolojinin önemli bir konusu olan bu hastalığın en kritik noktalarından birinin erken tanı olduğunu vurgulayan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Ömer Yonga, kemiklerdeki anormal hücre büyümesiyle karakterize olan bu hastalığın farklı tipleri ve belirtileri ile çeşitli zorluklar taşıdığını belirtti. Hastalığın sinsi bir şekilde ilerlemesi ve ortaya çıkan belirtilerin diğer sorunlarla benzerlik göstermesi nedeniyle tanının gecikebileceğine dikkat çeken Op. Dr. Yonga, bu nedenle kemik tümörlerinin nedenleri ve belirtileri hakkında daha fazla farkındalık yaratmanın önemini vurguladı.
40 Yaş Sonrası Dönemde Metastatik Tümör Görülme Sıklığı Artış Gösteriyor!
Kemik ve yumuşak doku tümörlerinin görülme sıklığı yaş gruplarına göre farklılık gösterdiğini belirten Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Ömer Yonga, şu bilgileri paylaştı: “Kemik tümörleri, kemik dokusunda meydana gelen anormal hücre büyümeleridir. Bu tümörler, hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalması sonucu oluşur ve iyi huylu (benign) veya kötü huylu (malign) olabilmektedir. Kemik veya yumuşak dokularda görülen bu tümörlerin izlenmesi ve tedavisi, ortopedinin bir alt dalı olan Ortopedik Onkoloji tarafından yürütülmektedir. Genel olarak, kemik tümörleri dört ana kategoride incelenir: iyi huylu, kötü huylu, metastatik tümörler ve tümör benzeri lezyonlar. İyi huylu kemik tümörleri genellikle çocukluk döneminde görülürken, 40 yaşından sonra kötü huylu kemik tümörleri, özellikle metastatik olanlar sıkça rastlanmaktadır.
Tümör Türlerine Göre Belirtilerdeki Farklılıklar!
Kemik tümörü nedeniyle hastaneye başvuran bireylerde en sık karşılaşılan semptomların ağrı, şişlik ve patolojik kırık olduğunu belirten Op. Dr. Yonga, bu konuda şu bilgileri paylaştı: “İyi huylu tümörlerde ağrı genellikle daha az şiddetli ve ağrı kesicilere daha hızlı yanıt verir. Bu ağrılar genellikle net bir şekilde lokalize edilemez. Öte yandan, kötü huylu tümörlerdeki ağrılar daha keskin ve derin bir karakter taşır. Özellikle geceleri ortaya çıkan bu ağrılar, çoğu zaman ağrı kesicilere yanıt vermeyebilir. Ayrıca hastalarda görülen diğer bir belirti de lokalize şişliklerdir. Bazen hastalar herhangi bir belirti hissetmeden, örneğin ayak bileği burkulması gibi başka bir nedenle çekilen röntgenlerde rastlantısal olarak tümör tespit edilebiliyor.
Kötü Huylu Tümörler İçin Zamanında Cerrahi Müdahale, Tam İyileşme Sağlayabilir!
Op. Dr. Yonga, “Hastaların şikayetlerini önemsemeleri ve vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmaları son derece kritik” diyerek, tanı süreci hakkında şunları aktardı: “Kemik tümörünü tespit ettikten sonra öncelikle radyografiden yararlanıyoruz. Radyografi ve klinik bulgularla bazı iyi huylu tümörlerde tanı koyabiliyoruz. Ancak kötü ve agresif tümörlerde, radyografi sonrasında ek görüntüleme yöntemleri talep edilebiliyor. Bu yöntemler arasında MR, Bilgisayarlı Tomografi ve PET-CT yer alıyor. Kötü huylu olduğu düşünülen tümörlerde ise kesinlikle biyopsi yapılması gerekmektedir. Biyopsi alındıktan ve tanı kesinleştikten sonra tedavi aşamasına geçiyoruz.
Erken Tanı ve Tedavi, Tedavi Başarısının Anahtarıdır!
Tedavi başarısını etkileyen en önemli unsurların başında erken tanı ve tedavi geldiğine vurgu yapan Op. Dr. Yonga, tedavi planlamasının tümörün tipine, lokasyonuna ve büyüklüğüne göre kişiye özel olarak yapıldığını ifade etti. Op. Dr. Yonga, “Kötü huylu tümörlerde tedaviye genellikle kemoterapi ile başlamak gerekebilir. İlerleyen süreçte kemoterapinin yanıtına göre cerrahi yöntemler devreye alınıyor. Tümörlerin türüne bağlı olarak cerrahi yaklaşımlar da değişiklik göstermektedir. Günümüzde kötü huylu tümörlerde ekstremite koruyucu cerrahi tedavilerle hastalar tamamen sağlığına kavuşabiliyor. İyi huylu tümörlerde ise, tümörün bulunduğu alanı temizleyerek hastalarımızı tedavi ediyoruz.
Kemik Ağrıları Ciddiye Alınmalı: Hastalar Dikkat
Günümüzde tıptaki gelişen teknoloji ve yöntemler sayesinde ortopedik onkolojide olumlu sonuçlar almanın mümkün olduğunu vurgulayan Op. Dr. Ömer Yonga, bu noktada hastaların dikkatli olması gerektiğini belirtti. Op. Dr. Yonga, “Yumuşak doku tümörleri genellikle gözle görülebilir bulgular verirken, kemik tümörleri başlangıç aşamasında çoğu zaman belirgin bir bulgu göstermez. Bu nedenle hastalar, kol ve bacak ağrılarının her zaman kas ve iskelet sistemi travmalarına bağlı olmayabileceğini unutmamalıdır. Özellikle geceleri şiddeti artan ve ağrı kesicilere yanıt vermeyen ağrılar yaşıyorlarsa ve bu ağrılar uzun süre devam ediyorsa, kemik tümörünün habercisi olabileceğini göz önünde bulundurmalıdır. Bu durumda vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmalıdırlar.
